İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/3495 K.2009/6776

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2009/3495Karar2009/6776Tarih18 Mayıs 2009Okuma5 dk · 1.019 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3495 E., 2009/6776 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Mayıs 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.019 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının kendisine olan borcuna karşılık her biri 10.000 İngiliz Sterlin bedelli 10 adet olmak üzere toplam 100.000 Sterlin tutarında bonolar keşide ederek verdiğini, bonoların vadesinde ödenmemesi nedeniyle başlatmış olduğu icra takibine ise itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının takip ve dava konusu yaptığı bonoların mevcut olmadığını, nitekim davacının icra takibinde varlığını iddia ettiği bonoların aslını da ibraz edemediğini, bir takım fotokopilerle ilamsız takip yoluna başvurduğunu, fotokopilerdeki vade tarihine göre, alacağın tahsili için altı yılı aşkın bir süre hiçbir işlem yapılmamasının da böyle bir alacağın mevcut olmadığını gösterdiğini savunarak, davanın reddini, %40 inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.

Mahkemece, davalının, Beyoğlu 8. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında sanık sıfatıyla verdiği ifadesinin, “mahkeme içi ikrar” niteliğinde olduğu kabul edilerek, buna göre takip konusu senetlerin davalı tarafından davacıya verildiğinin ve bedellerinin ödenmediğinin, yerlerine başka bir çek ya da senet de verilmediğinin sabit olduğu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne, davalının ... 4. İcra Müdürlüğünün 2006/10223 E. sayılı icra takibine vaki itirazının iptaline, inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı, davalının kendisine olan borcuna karşılık düzenlemiş olduğu toplam 100.000 Sterlin miktarındaki 10 adet

2009/3495-6776

bono nedeniyle alacaklı olduğunu ileri sürerek, bonolardan kaynaklanan alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş, 19.3.2007 tarihli dilekçesinde de, alacağının nedenini açıklayarak, davalının hissedarı olduğu ...

Limited Şirketinin, kendisinin hissedarı olduğu İngiltere’de bulunan ... firmasına 1999 ile 2000 yıllarında fason mal üreterek sattığını, ancak davaya konu edilen alacağın fason mal üretiminden değil, davalıya üretim kapasitesini artırması için verilmiş olan borç niteliğindeki avanstan kaynaklandığını, hissedarı olduğu ... firmasının hesabından davalının ortağı olduğu firma hesabına muhtelif tarihlerde toplam 100.000 Sterlinin havale edildiğini, karşılığında da takip konusu olan bonoların verildiğini, ne var ki bonolarda tanzim tarihinin olmaması nedeniyle yenilerinin düzenlenmesi için dava dışı ... aracılığıyla davalıya gönderdiğini,

davalının ise yeni bonolar düzenleyeceğinden bahisle bono asıllarını yırtarak imha ettiğini, buna karşılık yeni bono veya çek de vermediğini, elinde bulunan bono fotokopileri ile takip başlatmak zorunda kaldığını, bu konuda yapmış olduğu suç duyurusu üzerine, davalı hakkında “resmi ve özel evrakı yırtmak, bozmak” suçlarından Beyoğlu Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığını, her ne kadar yargılama sonunda davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmişse de davalının, 23.11.2006 tarihli celsede ikrarının bulunduğunu, kesin delil niteliğindeki ikrar gereğince davanın kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Davalı ise, davacının iddialarına karşı çıkarak, davacı ile aralarında şahsi bir borç ilişkisi bulunmadığını, ticari ilişkinin, tarafların hissedarı oldukları şirketler arasında gerçekleştiğini, davacının hissedarı olduğu şirkete yapılan ihracatlar nedeniyle de, kendi hissedarı olduğu şirketin borçlu değil, aksine 34.000 İngiliz Sterlini alacaklı olduğunu, Asliye Ceza Mahkemesinde vermiş olduğu ifadesinin ikrar niteliğinde olmadığını, ifadesinde şirketler arasındaki ticari ilişkileri açıkladığını, fotokopi niteliğindeki senetleri ve senetlerdeki imzaları ise kabul etmediğini,

davacının hissedarı olduğu şirket tarafından vaad edilen avansın tamamının ödenmediğini, ödenen cüz’i miktardaki avansın ise, daha sonra davacının hissedarı olduğu şirkete yapılan ihracatlarla fazlası ile ödenmek suretiyle alacaklı duruma geçtiklerini bildirdiğini, söz konusu ifadesinin bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, kaldı ki bir kısım senet fotokopilerinin üzerinin çizilmiş olmasının da, Yargıtay kararlarına göre senetlerin iptal edildiğinin karinesi olduğunu, alacağını kanıtlayamayan davacının, kendisinden herhangi bir talepte bulunamayacağını savunmuştur.

2009/3495-6776

Görüldüğü üzere tarafların hissedarı oldukları şirketler arasında 1999- 2000 yılarına tekabül eden sürekli bir ticari alım satım ilişkisinin mevcut olduğu uyuşmazlık konusu değilse de, eldeki davada gerçek kişi olan davacı, yine gerçek kişi olan davalıdan alacaklı olduğu iddiası ile ilamsız takip başlatmış olup, takibe dayanak olarak da, kendisinin lehdarı, davalının da keşidecisi olduğu 10 adet bono fotokopilerini göstermiştir.

Medeni Kanunun 6. maddesi gereğince, herkes iddiasını ispatla yükümlü olup, davacı da, davalıdan alacaklı olduğunu yasal delillerle kanıtlamak zorundadır.

Takibe dayanak olarak gösterilen fotokopilere yasal delil olarak itibar edilmesi mümkün olmadığı gibi, fotokopi üzerinden imza incelemesi de yapılamaz. mahkemece davacının şikayeti üzerine Beyoğlu 8. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davada davalının vermiş olduğu ifadesi “mahkeme içi ikrar” olarak kabul edilmişse de, davalı söz konusu ifadesinde, tarafların hissedarı oldukları şirketler arasındaki ticari ilişkiyi açıladıktan ve hissedarı olduğu şirketin diğer şirketten alacaklı olduğunu belirtikten sonra, aynen “senetteki imzalar benim imzama benziyor fakat taklit de olabilir, kopya da olabilir.

Benim imzaladığım senetler mi değil mi kesin olarak bilemeyeceğim. Ben bu senetleri anlaştığımız 1999 yılında müşteki şirketine gönderdim. Daha doğrusu ... Beye teslim ettim. 1,2 ay sonra ... Bey bu senetleri geri getirdi. Bu senetlerin değişeceğini, çeklerle değiştirmemi istedi. Fakat ben senetleri aldım. Karşılığında çek tanzim ederek veya başka bir senet veya senetler tanzim ederek ... Beye geri vermedim. Bu senetler bende kaldı. Ne olduğunu bilmiyorum.

Ama ben bu senetleri yırtmadım.” Şeklinde beyanda bulunmuş, soru üzerine de, “Bana yapmış oldukları taahhüt ve ödemeleri zamanında yerine getirmedikleri için ben yeniden çek ve senet düzenleyip geri vermedim.

Suçlamayı kabul etmiyorum.” Açıklamasında bulunmuş, yine sorular üzerine “Benim verdiğim senetler mi değil mi, kopyası mı taklit mi bilemem”, “senetler benim ofisimde bana teslim edildi.”, “hatırladığım kadarı ile senetler tarafımdan 1999 yılının Ağustos ayında müşteki tarafa verildi. 1,2 ay sonra 1999 yılının 10. ayında bana iade edildi.

Ayrıca ödenen 45.000 İngiliz Sterlininin karşılığında mal olarak 2000 yılının Şubat ayına kadar yapmış olduğumuz üretimle fason mal şeklinde kapattığımızı hatırlıyorum.” Beyanlarında bulunmuştur.

Davalının açıklanan bu beyanlarının, kesin delil niteliğindeki “borç ikrarı” olarak benimsenmesi mümkün olmadığından, mahkemenin aksi yöndeki kabulünde isabet bulunmamaktadır. Davacı, takip konusu miktar üzerinden davalıdan alacaklı olduğunu diğer yasal delillerle de kanıtlayamamıştır. Kaldı ki tarafların hissedarı oldukları

2009/3495-6776

şirketler arasında 1999 - 2000 yıllarında mevcut olan ticari ilişki nedeniyle, davacının ortağı olduğu şirketin göndermiş olduğu havale miktarına göre, davalının ortağı olduğu şirketin daha fazla mal göndermiş olduğu da, yargılama sırasında alınan, 29.1.2008 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Davacı, yasal delilerle iddiasını kanıtlayamamışsa da dava dilekçesinde “her türlü delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan, mahkemece davalıya bu konuda yemin yöneltme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve “ikrar” mevcut olmadığı halde ikrara dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 18.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3495, K. 2009/6776, 18 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/3495
Karar No
2009/6776
Tarih
18 Mayıs 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/3495 K.2009/11278
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/3496 K.2009/7079
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/3496 K.2009/11277
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2009/3497 K.2009/11312
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/3498 K.2009/4605
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/3498 K.2009/6318

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.