KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3515 E., 2009/12992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... Otomobilcilik Tic. ve San. A.Ş. vekili avukat Eftal Pekalp ve davalı ... San. vekili avukat ... ... Artıran gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 16.11.2005 tarihinde satın aldığı aracı 12 defa servise götürdüğünü, ancak arızasının giderilemediğini ileri sürerek ödediği satış bedeli olan 40.845.00 TL'nın satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar araçta ayıp bulunmadığını, davacının tercihini onarım yönünde kullandığını, ayıp ihbar süresine uyulmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle ve araçta kaza sonrası oluşan değer kaybının mahsup edilmesiyle 39.845.00 TL'nın aracın iade tarihinden itibaren değişken oranda reeskont faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
2009/3515-12992
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, ödediği bedele avans faizi uygulanmak suretiyle ödetilmesini istemiştir. Davalıların tacir olmaları ve aradaki ilişki nazara alındığında davacının avans faizi talep etme hakkının bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek avans faizine hükmedilmesi gerekirken reeskont faizine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3515, K. 2009/12992, 10 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama