KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3521 E., 2009/9276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
238 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisine ait 16 ve 17 parsel numaralı taşınmazları 22.05.2008 tarihinde 26.374 YTL bedelle davalıya sattığını, 20.124YTL’sini aldığını, bakiye 6.350YTL’nin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.350YTL alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davacıya borcu olmadığını, tapuda yapılan resmi sözleşmede davacının alacağının tamamını aldığını beyan ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, 6.250YTL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya sattığı taşınmazların bedelinden kalan bakiye 6.350YTL alacağının tahsili talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, tapuda düzenlenen taşınmaz satışına ilişkin resmi sözleşmede davacının bedelin tamamını aldığını beyan ettiğini, davacıya borcu olmadığını savunmuştur. Mahkemece tanık beyanlarına dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. TMK.nun 6.maddesine göre ispat külfeti davacıdadır.
HUMK’nun 288. ve devamı maddeleri gereği miktar itibariyle ve karşı tarafın açık muvafakati olmadığından tanık dinlenemez, dinlenen tanık beyanlarına dayanılarak karar verilemez. Davacı yazılı delille iddiasını ispatlayamamış ve yemin deliline de dayanmamıştır. O halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3521, K. 2009/9276, 2 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama