KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3562 E., 2009/13473 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya bağlı yurt müdürlüklerine kalorifer yakıtı temini ihalesini kazandığını, 23.12.2002 tarihinde sözleşme imzaladığını, şartnamede ve sözleşmede fiyat farkı verileceği kararlaştırılmış olmasına rağmen davalının 18.12.2004 tarihli tebliği gerekçe gösterip ödeme yapmaya yanaşmadığını ileri sürerek KDV si ile birlikte 521.296,00 YTL+ KDV fiyat farkı alacağının ticari reeskont faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 18.12.2004 tarihli tebliğ gereğince 1.1.2005 tarihinden sonra petrol fiyatları serbest bırakılacağından fiyat farkı ödemesi yapılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, tebliğin emredici hükümleri içerdiğine ve emredici hükme aykırı olarak sözleşme yapılamayacağına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı şartnamenin 48. maddesi ile sözleşmenin 15-2 maddesinde fiyat farkı verileceğinin kararlaştırılmış 2009/3562-13473
olmasına rağmen, sözleşme öncesi tebliğe dayanılarak fiyat farkının verilmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme 23.12.2004 tarihinde imzalanmış olmasına rağmen, davalı sözleşme öncesindeki 18.12.2004 tarihli tebliğe dayanarak fiyat farkı verilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmektedir.
18.12.2004 tarihli tebliğin 15-3 maddesinde “ Fiyat farkı hesaplanan malların fiyatlarının serbest bırakılması veya fiyat artış oranlarının sözleşmeyi devam ettirmeyi imkansız hale getirmesi halinde sözleşmelerde fiyat farkı verilmesine ilişkin düzenlemelerin geçersiz olacağı” nın belirlenmiş olduğu ve 1.1.2005 tarihinden itibaren petrol fiyatlarının serbest bırakıldığı görülmektedir. Taraflar arasındaki sözleşme tebliği tarihinden sonra düzenlenmiştir.
Davalı kurum tebliğe rağmen dava konusu sözleşmeyi imzalamıştır. Hukukumuzda Sözleşme serbestisi olup kural olarak taraflar sözleşme ile bağlıdırlar. Davalı sözleşmeden önceki tebliğe dayanarak sözleşme yükümlülüklerinden vazgeçemez. Ayrıca 2004 yılı Kamu İhale Genel tebliğinde değişiklik yapılmasına dair tebliğin emredici hükümler taşıdığının kabulü de mümkün değildir.
Hal böyle olunca mahkemece şartname ve sözleşmede fiyat farkı verilmesinin kararlaştırılmış olduğu gözetilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3562, K. 2009/13473, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama