KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3617 E., 2009/8708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
414 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalılardan .... Bilgisayar AŞ nin ithal ettiği Toshiba marka dizüstü bilgisayarı diğer davalıdan satın aldığını,ürünün ayıplı olduğunu, mevcut ayıp nedeniyle tezini yazamadığını ve kadın doğum hastanesinden mezun olamadığını ileri sürerek ayıplı ürünün iadesini ve ödediği 3.576 YTL nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davaya konu ürünü davacının mesleki amaçla kullandığı o nedenle davaya bakmaya genel mahkemenin yetkili olduğu,verilen süreye rağmen davacının istenen harcı ikmal etmediği gerekçe gösterilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş;hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan
amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet
satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.Davacı doktorun mevcut ayıp nedeniyle tezini zamanında yazamadığı yönündeki beyanı satın alınan ürünün mesleki amaç için kullanacağını göstermez.
4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3617, K. 2009/8708, 23 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama