KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4346 E., 2009/9172 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan aldığı mobilya karşılığı davalıya 11.04.2006 tanzim,1.12.2006 vade tarihli 3735 YTL bedelli senet verdiğini, taksitlerin 1850 YTL lik kısmını tahsilat makbuzları ile ödediğini, ancak davalının senet bedelinin tamamı için aleyhine icra takibi başlattığını ileri sürerek söz konusu senet nedeni ile davalıya 1885 YTL haricinde borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının işyerinden taksitli mobilya satın aldığını ancak icra takibine konu edilen senedin taksitli mobilya satışı ile ilgili olmayıp davacının aldığı borç nedeni ile tanzim edildiğini, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya konu ilişki 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun Kapsamına girmediğinden mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Denizli Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. Maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal;
2009/4346-9172
alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik; ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı alıcı ile davalı satıcı arasındaki mobilya alım satım ilişkisinin 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 Sayılı Yasanın 23. maddesinde bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Mahkemenin nitelendirmede hataya düşerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/4346, K. 2009/9172, 1 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama