KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4399 E., 2009/7356 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2009
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
... vekili avukat ... ile 1-.... vekili avukat A.... 2-... A.Ş vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 6.12.2007 tarih ve 163-688 sayılı hükmün Dairenin 27.10.2008 tarih ve 5266-12362 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı ... Tic. A.Ş avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
MUHALEFET ŞERHİ
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra, 3.maddesinde Tüketici; bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişi, satıcı.
Kamu Tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri , Tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemdir şeklinde tanımlanmıştır. Yasanın 23maddesinde Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılır düzenlenmesi getirilmiştir.
Yasanın bu hükümleri gözetildiğinde bir uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemesinin görevli olması için hukuki işlemin Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Kapsamında kalması ve taraflardan birisinin yasadaki tüketici diğer tarafından satıcı-sağlayıcı tanımı kapsamı içinde kalması gerekir.
Hukuki işlemin taraflarından birisi tüketici tanımı içinde kalmış olmasını karşılık diğer taraf satıcı veya sağlayıcı tanımı içinde kalmıyorsa çıkan uyuşmazlığa 4077 sayılı yasa hükümlerinin uygulanması ve uyuşmalığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi mümkün değildir.
Örneğin, bir tüketici, oto satımı ile iştiğal eden gerçek veya tüzel kişiden oto satın aldığında çıkan uyuşmazlıkta 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında kanun hükümleri uygulanarak ve davaya Tüketici Mahkemesinde bakılacaktır.
Buna karşılık oto satışı konusunda ticari veya mesleki faaliyeti olmayan bir ilaç firması ihtiyaç fazlası otoyu envanterinden çıkarıp tüketici tanımına giren bir kişiye sattığında çıkan uyuşmazlıkta 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmayacaktır,
keza bir ilaç firmasının oto satışı ile iştigal eden gerçek veya tüzel kişiden ticari veya mesleki amacını gerçekleştirmek eczanelere ilaç dağıtımı için oto satın alması halinde yasadaki tüketici tanımı içinde kalmadığı ve oto satışı 4077 sayılı yasa kapsamında tüketici işlemi olmayacağı için çıkacak uyuşmazlıkta Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uygulanamayacağı için davaya bakmakla genel mahkemelerin görevi içinde kalacak ve tüketici mahkemesi görevli olamayacaktır.
Somut uyuşmazlıkta distribütörü davalı ...olan araç ... Motorlu Taşıtlar ve Servis Hizmetleri Tic. Ltd. Şti’e satılmış, onun tarafından Yolgörmezler Ltd. Şirketine, bu şirket tarafından da davalı ... satılmıştır. Davacı ise aracı ...'dan satın almıştır. Hal böyle olunca her ne kadar davacı Nilüfer Kurtkaya tüketici tanımına girmekte isede akidi olan ... yasada tanımlanan ticari ve mesleki amaçla oto satışı konusunda faaliyet gösteren satıcı konumunda değildir.
Bu nedenle aralarında ki işlem tüketici işlemi sayılmaz. Yolgörmezler Ltd. Şti ise oto alım satın işi ili iştiğal etmediğinden bu şirket ile ... arasındaki işlemde tüketici işlemi sayılamaz öte yandan ... Ltd. Şti ile ... Ltd. Şti arasındaki ve Çelik Mot. A.Ş ile ... Ltd. Şti arasındaki ilişkide tüketici işlemi niteliğinde değildir.
Hal böyle olunca aracın ithalinden davacıya intikaline kadar 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir tüketici işlemi söz konusu olmadığından bu hakkın halefiyet veya temlik yoluyla da kullanılması mümkün değildir. Davaya bakmak genel mahkemenin görevi içinde kalır. Bu nedenle karar düzeltme isteminin kabulü ile işin esasının incelenmesi gerektiğinden sayın çoğunluğun karar düzeltme talebinin reddine ilişkin kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/4399, K. 2009/7356, 28 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama