KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/459 E., 2009/10992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı banka avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... A.Ş'den araç almak için müracaat ettiğini, bedelin 13.000 YTL, için 29.6.2006 tarihinde diğer davalı bankadan kredi kullandığını, aracın modeli ve şasi numarasını davalı bankaya bildirdiğini, bankanın araç üzerine rehin konulduğunu bildirmesi üzerinede kredinin ... A.Ş hesabına aktarılmasına izin verdiğini, ancak ... A.Ş'nin aracı vermediği gibi işyerinide terk ederek kaçtığını, akabinde de bankanın araç üzerine rehin koymadığının anlaşıldığını ve bu nedenle kusurlu bulunduğunu, bankadan kullandığı krediyi bankaya 13540 YTL olarak geri ödediğini ileri sürerek ... A.Ş'den 23.000 YTL, davalı bankadanda 135,40 YTL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı, ... A.Ş davaya cevap vermemiş, diğer davalı Banka ise kendilerine husumet düşmeyeceğini, krediyi nakten alan davacının parayı ... A.Ş hesabına aktardığını, kredinin bağlı kredi niteliğinde olmadığını, davacıyı herhangi bir şirkete yönlendirmediklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bankanın kullandırdığı kredinin bağlı kredi olması nedeniyle 4077 Sayılı Yasanın 10. Maddesi uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle 13.423.80 YTL'nın her iki davadan, 9576,20 YTL'nın ise ... A.Ş'den tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1-4077 Sayılı Yasanın 10/5 maddesi uyarınca, kredi veren kuruluşun verdiği kredinin bağlı kredi sayılabilmesi için, kredi verenin tüketici kredisini belirli marka, bir mal veya hizmet satın alması yada belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi gerekir. Bu koşulları taşımayan tüketici kredisinin bağlı kredi olarak kabulü olanaksızdır. Davacının araç satın almada kullanmak üzere davalı bankadan kredi kullandığı sabittir.
Davacı ile davalı banka arasında yapılan sözleşmede satın alınacak malın herhangi bir özelliği belirtilmediği gibi, satıcı ismide belirtilmemiştir. Öte yandan dosyaya ibraz edilen proforma faturanın düzenleyicisinin kim olduğuda belirsizdir. Kaldıki davacının kullandığı kredinin diğer davalı şirketin hesabına aktarılmasına dair yazılı bir talimatı dosyaya sunulmamış ise de, dava dilekçesinde, bankanın araç üzerine rehin konulduğunu bildirmesi üzerine kredinin ...
A.Ş hesabına aktarılmasına izin verildiğinin belirtilmiş olması paranın aktarımının davacının izni ve sözlü talimatıyla yapıldığını göstermektedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı bankanın davacıya kullandırdığı kredinin bağlı kredi niteliğinde olmadığı, ... A.Ş tarafından davalı bankaya verilen erken ödeme taahütnamesinde varılan bu sonucu değiştirir nitelikte bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, değinilen bu yönler gözetilerek davalı banka hakkındaki davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/459, K. 2009/10992, 6 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama