KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4691 E., 2009/12993 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın .... yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı şirket avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisininde dairesinin bulunduğu sitenin güvenlik hizmetinin davalı site yönetim kurulu üyeleri ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı şirket tarafından yürütüldüğünü, 20.7.2006 tarihinde evinin kapısının kırılarak içeride bulunan ziynet eşyalarının çalındığını, davalı yönetim kurulu üyelerinin sigorta poliçesi olmadan davalı şirketle sözleşme imzalamakla, davalı şirketinde güvenliği sağlayamamış olmakla zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 7.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı şirket ile birlikte davacının da kusurlu olduğunu, site yönetiminin sorumlu olmadığı gerekçesiyle 2625,00 TL tazminatın davalı şirketten tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı ve davalı şirket tarafından temyi edilmiştir.
1-1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel 2009/4691-12993
kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı şirket arasında güvenlik hizmeti sunulması hususunda hizmet alım satımına ilişkin geçerli bir sözleşme yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/4691, K. 2009/12993, 10 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama