KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4944 E., 2009/11650 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
454 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendisine ait bağımsız bölümün satışı için eşi olan davalı ...'nın isteği üzerine emlakçı davalı ...'in yanında çalışan davalı ...'u 01.07.2002 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiğini, davalı vekil ...'un diğer davalılarla işbirliği halinde kendisine ait bağımsız bölümü 15.000YTL bedelle sattığını, ancak bedeli kendisine ödemeyip davalı eşi ...'ya ödediğini, manevi cebir ve baskı altında kendisine belge imzalattırdıklarını ileri sürerek 15.000YTL satış parasının satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ..., davanın reddini dilemişler, diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılar ... ve ... için açılan davanın husumet yönünden reddine, diğer dayalılar yönünden ise sabit görülmediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının davalılar ...,... ve ...'ya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının dayalı ...'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;Davacı,kendisi adına kayıtlı taşınmazın satışı için davalı ...'u vekil tayin ettiğini, vekil davalının taşınmazı satıp parasını tahsil ettiği halde satış bedelini kendisine ödemediği gerekçesiyle 15.000 YTL satış bedelinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış, davalı ... ise satış bedelını vekıl eden davacıya odeyerek davacıdan belge aldıgını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davacının dayalı ...'u kendisine ait taşınmazın satışı için 01.07.2002 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği, davacıya ait taşınmazın 15.11.2002 tarihinde dava dışı ... isimli şahsa 17.000 TL bedelle satıldığı hususları dosya kapsamından anlaşılmakta olup taraflar arasında çekişmesizdir. Davanın temeli vekillik sözleşmesidir.(BK. 386).
Vekil müvekkilin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeğe ve bu cihetten dolayı her ne nam ile olursa olsun almış olduğu şeyi müvekkile tediyeye mecburdur.(BK.392)Eldeki davada davacı, kendisine ödeme yapılmadığı iddiasına dayandığına göre, dayalı vekil, davacıya ait taşınmazı hangi bedelle sattığını, davacıya ne miktar ödediğini açıkça belirtmesi ve bunuda kanıtlaması gerekir.
Davalı, her ne kadar davacıdan ödeme yaptığına dair belge aldığını ve borcu olmadığını savunmuş ise de davalının dayandığı tarihsiz ve başlıksız belge ile karşı taraftan ne kadar para aldığı, davacıya ne kadar verdiği açıkça belirtilmemiştIr. Bu haliyle ibraname vekil davalıyı hesap verme borcundan kurtarmadığı gibi davacıyı da bağlamaz. Davalı, ... tahsil ettiği taşınmaz satış bedelini davacıya ödediğini ispatlayamamıştır.
Öyle olunca mahkemece, davalının davacıya yaptığı ödemelere ilişkin tüm delilleri toplanıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, ödeme miktarını içermeyen soyut ibraname esas alınarak davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/4944, K. 2009/11650, 15 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama