KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4963 E., 2009/11562 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı ile aralarında Tüketici Kredisi Sözleşmesinin imzalandığını, davalıya kredi kullandırıldığını, davalının sözleşme şartlarına uymayarak kredi borçlarını geri ödemediğini, alacağın tahsili için borçlu aleyhine icra takibi başlattıklarını ancak davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini istemiştir. Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı ancak davalının cevap vermediği anlaşılmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tüketici kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır. Taraflar arasında 11.11.2004 tarihinde tüketici kredi sözleşmesi düzenlendiği ve davalının on milyar kredi kullandığı görülmektedir.
MahkemeCe aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Hükme esas alınan 12.4.2008 tarihli bilirkişi ek raporunda, bankanın davalıya ait hesap özeti sunmadığı, hesap kat ihtarında ve icra takibinde farklı farklı taleplerin bulunduğu, ibraz edilen belgelerden durumun tam olarak tespit edilemeyeceği belirtilerek hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle eldeki dava tüketici kredisinden kaynaklandığına göre davalı tüketici lehine olan yasanın uygulanması gerekir.
Ayrıca söz konusu krediye ait tüm bilgi ve belgelerin de davacı bankadan celbi gerekmektedir.Hal böyle olunca mahkemece öncelikle kat ihtarının davalıya tebliği ve tarihi araştırılmalı, borcun ödeme tarihlerini gösteren banka kayıtları dosyaya konulmalı ve buna göre banka kayıtları üzerinde keşif suretiyle inceleme yapılarak yukarıda belirtilen esaslara göre konusunda uzman bilirkişi heyetinden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/4963, K. 2009/11562, 14 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama