KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4987 E., 2009/11863 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olduğunu,davalı ile önceleri aralarında her hangi bir sözleşme olmadığı, ancak ücret ödemelerindeki aksamalar üzerine sözleşmeyi imzalamasını istediğinde, tahsil şartı koyarak davalının sözleşmeyi imzaladığını, Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi, Kocaeli 4. Asliye Ceza Mah.si, ... 2. Aile Mahkemesi ve Kocaeli 1. ... mahkemesi’nde davalının işlerini takip ettiğini, ancak haksız olarak kendisini azlettiğini ve sözleşmeye tahsil şartı koyduğu için Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesi kararını icraya koyaMadığını belirtmiş, bu nedenle 6.000 YTL vekalet ücretinin tahsilini, ıslah ile de 25.080 YTL’nin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı 5.6.2007 tarihli duruşmada, davacıya toplam 8.850 YTL ödediğini, masrafların kendisi tarafından yapıldığını, Kocaeli ...Mahkemesindeki davayı takip etmediğini, tahsil ettiği bir kısım nafaka bedellerini de iade etmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; hüküm,davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı takip ettiği davalar ve haksız azil nedeniyle vekalet ücreti alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalının, 15.12.2006 tarihli azilnamesinde, “gördüğüm lüzum üzerine” ibaresini kullanarak davacıyı azlettiği anlaşılmakta ise de, 5.6.2007 tarihli duruşmada, davacı avukatın tahsil ettiği bir kısım nafaka bedellerini iade etmediğini,bu nedenle güveninin sarsıldığını ve azlin haklı olduğunu savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında,davalının savunmasında belirttiği bu husus ile azlin haklı olup olmadığının değerlendirilmediği, esasen bilirkişi raporlarına itibar edilmeyerek hüküm oluşturulduğu, ancak davalının savunmasında ileri sürdüğü hususun açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece davalının duruşmada ileri sürdüğü hususlar ile birlikte azlin haklı olup olmadığı tartışılmak sureti ile gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/4987, K. 2009/11863, 21 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama