KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5197 E., 2009/6457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat olup, 15.6.2000 tarihli sözleşme ile davalının vekilliğini üstlendiğini, sözleşmede dava yada icra takibinin %15'i oranında ücretin ödenmesinin kararlaştırıldığını, ancak davalının sonuçlanan işlerden dolayı ücretini ihtarlara rağmende ödemediğini, ayrıca davalının başka bir avukatı vekil olarak tayin ettiğini ve bu nedenle 19.1.2007 tarihinde vekilikten haklı olarak istifa ettiğini, 19.1.2007 tarihli ihtarnamede bildirdiği dosyalardan dolayı ücreti hak ettiiğini ileri sürerek sözleşmeden doğan %15 oranındaki vekalet ücreti ile KDV'nin ve karşı tarafa yükletilecek vekalet ücreti alacaklarından fazlası saklı kalmak üzere 10.000 YTL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava ve hükmolunan değerin %15'i oranında ücretin istenebileceğine ve bu itibarla davacının ücret alacağınıın 72.910.10 YTL olduğuna dair bilirkişi raporu benimsenmek ve ancak taleple bağlı kalınarak 10.000 YTl'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2009/5197-6457
2-Dava avukatlık ücret sözleşmesinden doğan alacağın tahsiline ilişkin olup, davacı davalı ile arasında aktedilen 15.6.2000 tarihli ücret sözleşmesine dayanmaktadır. 15.6.2000 tarihli ücret sözleşmesinde davacının talep edebilceği ücretin, icra takibi ve davalardan doğan tahsil ve tescil tarihinde muaccel olan piyasa raicinin %15'i olduğu kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin bu hükmü ile kazanılan meblağın bir bölümünün ücret olarak ödeneceği kararlaştırılmış olup, bu durumda ücretin uyuşamazlık konusu hakkın bir bölümü, bir başka değişle hasılı davaya istirak niteliğinde bulunduğu ve bu haliyle sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Kanununun 47 ve 164/3 maddesi hükümleri uyarınca geçersiz olduğu anlaşılmaktadır.
Geçersiz olan bu sözleşmeye dayanılarak sözleşmede kararlaştırılan ücretin talep edilmeside olanaklı değildir.
Öte yandan davacı dava dilekçesinde, bilgisi ve rızası dışında başka bir avukatın görevlendirildiği gerekçesiyle haklı olarak istifa ettiğini ileri sürmüş isede, mahkemece bu konuda yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Öncelikle davacının istifasının haklı olup olmadığı üzerinde durulmalı, başka avukata vekalet verildiğini öğrendikten sonra makul sürede Avukatlık Kanununun 172.maddesi uyarınca çekilip çekilmediği hususu araştırılmalı, makul sürede çekilmediği tespit edildiği takdirde ücret isteyemeyeceği gözönünde bulundurularak karar verilmelidir.
Yapılacak inceleme sonunda istifanın haklı olduğu kanaatine varılırsa, bu defa taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğu ve davacı avukatın ancak takip ettiği işlere dava veya icra takip tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Kanunu hükümleri gereğince ücreti belirlenmelidir.
Mahkemece az yukarıda değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/5197, K. 2009/6457, 12 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama