KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5273 E., 2009/13005 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 8.6.2000 tarihinde vekil tayin ettiği davalı avukatın icra dosyalarından 73.826,23 TL tahsil ettiğini, bilği almak için gönderdiği 25.6.2007 tarihli ihtara cevap vermeyince 11.7.2007 tarihinde haklı olarak azlettiğini, davalının 19.7.2007 tarihli hesap listesinin gerçeği yansıtmadığını, tahsil edilen paraların kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 10.000 TL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı, baktığı dosyalara ilişkin olarak davacıdan ve karşı taraftan alması gereken vekalet ücretine ilişkin listeyi davacıya verdiğini, hesaplama sonunda uhdesinde kalan parayı davacıya ödediğini, uhdesinde para bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle ve davalının davacıdan 5.885,57 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davayı açarken davalının 73.826,23 TL olarak icra dosyalarından para tahsil etmesine rağmen kendisine eksik ödemede bulunduğu, ayrıca 5000 TL davalıya ödemesine rağmen davalının bu 5000 TL'nı hesaptan düşürmediğini ileri sürmüştür. Davacının 25.6.2007 tarihli ihtarname ile davalıdan bilgi istediği ve akabinde 11.7.2007 tarihli azilname ile davalıyı azlettiği, davalının da 19.7.2007 tarihli liste ile davacıyı tahsilatlar ve ödemeler konusunda bilgilendirdiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece dosyaya sunulan 19.7.2007 tarihli liste ile ödeme belgeleri üzerinden inceleme yapılarak sonuca varılmıştır. Uyuşmazlığın çözümlenmesi için öncelikle davalı avukatın vekil olarak takip ettiği ve listede bildirilen icra 2009/5273-13005
ve dava dosyalarının incelenmesi ve davalı avukatın bu dosyalardan ne kadar ücret talep edebileceğinin, akabinde davacının davalıyı haklı olarak azledip azletmediğinin de belirlenmesi gereklidir. Bu itibarla davalının haklı olarak azledilip edilmediğinin takip ettiği icra ve dava dosyaları incelenerek belirlenmesi zorunludur.
İcra ve dava dosyalarının incelenmesi sonucunda davalının azil tarihine kadar sonuçlandırdığı işlerden tam olarak ücret takip edebileceği, azlin haklı olması halinde ise azil tarihinde sonuçlanmamış işlerden dolayı vekalet ücreti isteyemeyeceği kabul edilmelidir. Öte yandan davalı taraf davacıya gönderdiği 19.7.2007 tarihli listede tahsil ettiği parayı 73.836,23 TL olarak göstermiş ve davacıya ödediği miktarında 43.530 TL olduğunu bildirmiştir.
Davalının davacıya gönderdiği listedeki bu rakamlar davalıyı bağlayıcı nitelikte olup yapılan tahsilatın ve ödenen miktarın en az bu kadar olduğunun kabulü gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafından davacıya ödenen miktar 61.126 TL olarak kabul edilmiş olup bu husus az yukarıda açıklanan davalı kabulüne aykırıdır.
Hal böyle olunca öncelikle davalının haklı olarak azledilip azledilmediği üzerinde durulmalı, davalının 19.7.2007 tarihli listesinde bildirdiği icra ve dava dosyaları incelenmeli, azlin haklı olduğunun belirlenmesi halinde ise, davalının ancak azil tarihine kadar takip edip sonuçlandırdığı işlerden dolayı vekalet ücreti isteyebileceği, sonuçlanmamış işlerden dolayı ise ücret isteyemeyeceği kabul edilmeli, bu inceleme sonucunda davalının tahsil ettiği ve davacıya ödediği miktarlar belirlenmeli,
bu belirleme esnasında ise davalının 19.7.2007 tarihli listede bildirdiği rakamların davalıyı bağlayıcı nitelikte bulunduğu kabul edilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek eksik incelemeye dayalı yetersiz bilirkişi raporuna esas olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/5273, K. 2009/13005, 10 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama