KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5542 E., 2009/11749 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıftıyla
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kredi kartı borcundan dolayı, hakkında ... 2.İcra Müdürlüğünün 2006/350 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı ile 5464 sayılı kanun kapsamında 30/04/2006 tarihinde borcu taksitler halinde ödenmesi için taksit sözleşmesi imzaladığını ve taksitlerini düzenli olarak her ay 1.488 TL. Ödemeye başladığını, ancak sözleşmede belirtilen aylık taksit tutarının fahiş olduğunu, 5464 sayılı kanuna istinaden ödemelerin dava sonuna kadar durdurulmasına ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak anılan kanun gereğince yeniden ödeme planının belirlenmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borcunu ödenmesi için noter kanalı ile ihtar çekildiğini, ihtarnameye ve ekli hesap özetine 1 ay içerisinde itiraz edilmediği için borcun kesinleştiğini, akabinde davacı hakkında icra takibi yapıldığını, icra takibine de süresi içersinde itiraz edilmediğinden icra takibinin de kesinleşmiş olduğunu, davalı ile borcun 18 ay içerisinde taksitler halinde ödeneceğine ilişkin protokol düzenlendiğini, protokolün taraflar arasında varılan mutabakat neticesinde düzenlendiğini, davacının itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-7 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe giren 5915 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında kanunun "GEÇİCİ 5.maddesine “- 31/5/2009 tarihi itibarıyla, kart çıkaran kuruluşlarca ya da varlık yönetim şirketlerince, kendisine ödeme için ihtar çekilmiş veya haklarında icra takibi başlatılmış ya da 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde üçüncü,
dördüncü veya beşinci grup krediler ve diğer alacaklar içerisinde sınıflandırılmış kredi kartı borcu bulunan kart hamilleri Kanunun yayımı tarihinden itibaren altmış gün içerisinde ilgili kredi kartını çıkaran kuruluşa ya da kuruluşun avukatlarına veya 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren varlık yönetim şirketine ya da ilgili şirketin yetkilendirdiği temsilcilerine yazılı olarak, güncel tebligat adreslerini de belirtmek suretiyle müracaat ederek,
ikinci fıkrada belirlenen usule göre hesaplanacak borçlarını üçüncü fıkradaki koşullardan birine göre ödemek istediklerini beyan etmeleri halinde, düzenlenecek ödeme plânını imzalamaları şartıyla, icra takibine konu olmuş ise takip, dava masraf ve harçlarını ve nispi kanuni vekalet ücretinin yüzde yirmibeşini de kabul edilen plan çerçevesinde ödeme hakkına sahip olurlar.
31/5/2009 tarihi itibarıyla, kart hamiline ödenmesi için ihtar çekilen veya hakkında icra takibi başlatılan kredi kartı ana para ve faiz borcu ya da kart hamilinin anılan tarih itibarıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 53 üncü maddesi uyarınca, Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde üçüncü, dördüncü veya beşinci grup krediler ve diğer alacaklar içerisinde sınıflandırılmış bulunan kredi kartı ana para borcu ile bu hesaplarda sınıflandırılma tarihine kadar işletilmiş bulunan faiz borcu 31/5/2009 tarihine kadar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca üç aya kadar vadeli ağırlıklı ortalama mevduat faiz oranı esas alınarak ilan edilecek aylık endeks katsayısı ile çarpılmak suretiyle ödeme planına esas borç tutarı hesaplanır. “ şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Öyle olunca mahkemece davacının usulüne uygun süresinde başvuruda bulunup bulunmadığının araştırılması şayet başvuruda bulunduğunun anlaşılması halinde 5915 sayılı yasanın geçici 5.maddesi gereğince davacının borcu tespit edilmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekip, mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/5542, K. 2009/11749, 19 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama