KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5586 E., 2009/15504 K.·İ
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 01/01/2007 tarihinde ailesiyle birlikte ... beldesi ... mevkii ... adresinde bulunan ... oteline kayak yapmak üzere gittiğini, otelin girişinde ailesiyle birlikte otel görevlileri tarafından karşılanarak araçlarını park etmeleri amacıyla yönlendirildiğini ve araçlarını otel görevlileri tarafından belirlenen yere park ettiklerini, otele giriş saatini takiben saat 14.00 sularında otel görevlileri tarafından ... plakalı 2006 model ...
2.0 A/T marka aracın üzerine otelin çatısından kar düştüğü haberi verildiğini, davacı ve davacının ailesi araçlarının yanına gittiklerinde otelin ana binasının çatısında biriken kar kütlesinin arabanın üzerine düşerek pert hale geldiğini, olayın kendisi ve ailesi üzerinde şok etkisi yarattığını, ailece çıktıkları yılbaşı tatillerinin davalı işletmenin ve görevlilerinin ihmali sonucunda çok daha ağır olabilecek bir felakete döndüğünü, kendisinin ve ailesinin hem araçlarından olduklarını hem de zorlukla dönmek zorunda kaldıklarını,
o günün şartlarında aracın piyasa satış bedeli 70.000,00 YTL iken sigorta tarafından 50.000,00 YTL ödendiğini bildirerek, yeni ... edininceye kadar harcamış oldukları ulaşım giderleri, sigorta şirketi tarafından karşılanmayan ... değeri olmak üzere 10.000,00 YTL maddi ve olaydan üzüntü duyduğundan 10.000,00 YTL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur. 2009/5586-15504 Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için, yasanın amacı içinde mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davalı ile davacı arasında hizmet sözleşmesi yapıldığı ve taraflar arasında 4077 sayılı yasa kapsamında kalan bir hukuki ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/5586, K. 2009/15504, 28 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama