KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/565 E., 2009/2209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2009
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
... Mirasçıları;..., ..., ..., ... vekili avukat ... ile 1-Orman Genel Müd. Vekili avukat ... 2-... Hazinesi vekili avukat ... 3-... Mirasçıları; a)..., ..., ... vekili avukat ... b)... Bel. Baş. C)... Bel. Baş. aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 29.11.2006 gün ve 62-479 sayılı hükmün Dairemizin 23.10.2008 tarih ve 2008/5804-12290 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar ve davalılar ... Mirasçıları avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacılar, murisleri ...’in davalılardan ..., ..., ...’ın murisi olan ... ...’ndan 26.7.1993 tarihinde daire satın aldığını, ancak, 2 yıl sonra taşınmaz üzerine orman şerhi konulduğunu ve bilahare tapunun iptal edildiğini, tapu kaydına güvenin esas olduğunu, diğer davalı belediyelerin de inşaate ruhsat vermek suretiyle kusurlu olduklarını ileri sürerek 10.000,00 TL manevi, 35.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalılar, kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, Belediye, Hazine, Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, ... ... mirasçıları yönünden ise, kusurlarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine ilişkin karar, Dairemizce , özetle, Orman ve Hazine yönünden davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiği, ... ... mirasçılarının ise, denkleştirici adalet ilkelerine göre sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek bozulmuş olup, davacılar ve davalı ... ... mirasçıları karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı satın aldığı taşınmazın hukuki ayıp nedeniyle zaptedilmesi karşısında bu davayı satıcıya, Hazineye, Belediyeye ve Orman İdaresine karşı yöneltmiş olup, her bir davalının sorumluluğu, ve illiyet bağı üzerinde ayrı ayrı durulması gerekmektedir.
Davacıların murisi tarafından bir kısım davalıların murisi ... ...’ndan satın alınan taşınmazın evveliyatının orman olduğu gerekçesi ile tapusunun iptal edildiği çekişmesizdir. Tapulu taşınmazın satış işlemi resmi şekilde yapıldığı için geçerli bir satıştır. Bu itibarla taşınmazın tapuya ilk tescili yolsuz tescil olsa da sonuç önemli olmayıp, satılan hukuki ayıplı olduğuna göre, satıcı, zapta karşı tekeffül ve özellikle B.K.’nun 96.maddesi hükmüne göre tam zarardan sorumludur. Satıcının ödemesi gereken tazminat alıcının ödediği paranın denkleştirilmesi suretiyle elde edilecek bedel değil taşınmazın rayiç değeri olmalıdır.
Davalı Hazine’nin sorumluluğuna gelince; Hazine’ye karşı yöneltilen husumet tapu kaydının düzenli oluşturulmamasına dayalı olup, dayanağını yasadan almaktadır. (Eski MK 931 Yeni TMK 1023) Gerçekten de, tapu kaydına güven esas olup, devlet tapu kaydını oluştururken ve tutarken bütün kurum ve organları ile düzenli, koordineli ve gayet özenli davranmalıdır.Tapu kaydına güven esas olup, devletin buradaki sorumluluğu aşırı özen sorumluluğudur. Aksinin kabulü devlete ve hukuk sist... olan güveni zedeler. Hal böyle olunca, Hazine’nin sorumluluğu bakımından idari yargı değil genel mahkemeler görevlidir ve Hazinenin eylemi ile davacı zararı arasında illiyet bağı vardır.
Orman ve Belediye’nin sorumlulukları ise, yapılan orman tahdit işlemlerinin diğer ilgili kurumlara bildirilmediği, belediyenin evveliyatı orman olan yeri iskana açmak suretiyle zarara sebebiyet verdiği iddia olunduğuna göre, sorumluluk hizmet kusuruna dayalı olduğundan mahkemenin bu yöndeki nitelemesinde ve bu davalılar yönünden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç itibariyle, davalı belediye ve Orman İdaresi yönünden verilen hükmün onanması, diğer davalı satıcı ve Hazinenin taşınmaz tapusunun iptalinin kesinleştiği tarih itibariyle rayiç değer ile sorumlu tutulmaları ve bozma kapsamının bu nedenlere dayalı olması gerekirken aksı yöndeki sayın çoğunluk kararına katılamıyorum.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/565, K. 2009/2209, 23 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama