Davacı, 11.02.2008 tarihli narenciye alım satım sözleşmesi ile davalının narenciye bahçesindeki mahsulü satın aldığını,satış bedeli olarak davalıya ... ... Bankası Şubesine ait 25.05.2008 tarihli 25.000,00 YTL ve 20.06.2008 tarihli 20.000,00 YTL miktarlı çekleri verdiğini,sözleşme tanziminden sonra bölgede dolu yağışı olduğunu,mahsülün zarara uğradığını,sözleşmeye göre doğal afetlerden doğacak risklerin satıcı davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını ileri sürerek davalıya verdiği çeklerin iptali ile davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı ,yetki itirazında bulunmuş esas hakkında davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı’nın yetki itirazı yerinde gorülerek mahkemenin yetkisizliğine yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduguna karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmistir.
Konusu mal varlığı olan Borçlar Hukukuna ilişkin sözleşmelerden doğan davalarda yetki HUMK.nun 10. maddesinde belirtilen kurallara göre çözümlenir. Örneğin sözleşmedeki alacağın ödenmemesi, malın teslimi, cezai şartın ödenmesi gibi... Anılan madde sözleşmeden doğan davalar için iki özel yetki kuralı koymuştur.
a-Sözleşmenin yerine getirileceği yer mahkemesinin yetkisi (aktin icra, ifa edileceği yer)
2009/6134-9174
b-Sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin, yetkisi (davanın açıldığı zaman davalı veya vekilinin orada bulunmak koşulu ile)
Sözleşmenin yerine getirileceği yer öncelikle tarafların açık veya zımni isteğine göre tesbit edilir.
Sözleşmede karşılıklı olarak değişik yerlerde yerine getirilecek borçlar varsa ( malın teslim edileceği yer-borcun ödeneceği yer ) mal teslimi için açılacak dava teslim yeri mahkemesinde- borcun ödenmesi için açılacak dava ise borcun ödeneceği yer mahkemesinde açılabilir. Ancak sözleşmede açık ve zımni olarak sözleşmenin yerine getirileceği yerin anlaşılamadığı hallerde yetkili yer Borçlar Kanununun 73. maddesine göre belirlenir.
Yani davanın konusu sözleşme den doğan bir para borcu olup da sözleşmede aksi kararlaştırılmadı ise, borç alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir.
Ancak aranacak ya da aldırılacak borçlar da Borçlar Kanununun 73/l. maddesi uygulanmaz.Bu borçlar borçlunun ikametgahında (bulunduğu yerde )ödenir.Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar aranacak alacaklardır,bu alacaklar için alacaklının değil borçlunun ikametgahında dava açılabilir.Bu alacaklar için takip te B.K 73/1 maddesi uygulanmaz,yani alacaklının ikametgahında takip yapılamaz;alacaklı,borçlunun ikametgahında takip yapabilir.
Bu kurallar ısıgında somut olayın incelenmesinde; davacı borçlu narenciye sözleşmesi uyarınca davalıya verdiği çeklerin iptali ile borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunmuştur. Dava konusu alacak kambiyo senedine dayalıdır. Bu durumda BK. 73. maddesi uygulanmaz.Borç aranacak borçlardandır. Hal böyle olunca davaya bakmaya ... Mahkemeleri yetkilidir. Bu durumda mahkemece işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1.7.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.