KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/624 E., 2009/1746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki senet iptali, menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı müteahitlerden satın aldığı konutun eksik olarak teslim edildiğini öne sürerek, satış vaadi sözleşmesinin feshine, bu satış nedeniyle verilen bononun iptiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kısmen kabul edilmiş; hüküm, davacı ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 Sayılı kanun ile değişik 4077 Sayılı T.K.H.K'nun 3. maddesinde kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada " bir mal ve hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi" tüketici, "Alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları..." mal, "Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere, ticari veya mesleki faliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri" satıcı, olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır." hükmüyle kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde, tüketici davacı ile satıcı davalı arasında konut satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu, anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, sözü edilen yasanın 23. maddesi hükmü gereğince davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, iki tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/624, K. 2009/1746, 16 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama