KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6317 E., 2009/14242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalının ödünç para istemesi üzerine 18.12.2003 tarihli banka havalesi ile davalıya 28.400.00 TL borç para gönderdiğini, davalının ödünç aldığı parayı geri ödemediğini ileri sürerek 28.400,00 TL'nın tahsilini istemiştir. Davalı, davacının kendisine olan borcunu ödemek için bu parayı gönderdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, havale makbuzunda paranın ödünç olarak gönderildiğine dair kayıt bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada davalıya banka havalesi ile ödünç para gönderdiğini iddia etmiş, davalı ise davacının var olan borcunu ödediğini savunmuştur. Banka havale makbuzunda paranın ödünç olarak gönderildiğine dair bir kayıt yoktur. Davalı gerekçeli inkarda bulunduğu ve havale dekontunda ödünç verildiğine dair kayıt bulunmadığı için dekontun davacı iddiasını ispata yeterli olmadığında duraksama yoktur.
Ne var ki banka tarafından gönderilen belgelerde, davacının bankaya yazdığı 18.12.2003 tarihli talimat yazısında davacı şirketin hesabından 28.400,00 TL'nın davalıya ödünç olarak hesabına yada nakten kendisine ödenmesi talimatı verilmiş olup, paranında davacı hesabından davalı hesabına aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda banka havale dekontunda kayıt yok ise de ve davalıda gerekçeli inkarda bulunmuş olsada davacının parayı ödünç olarak verdiğine dair iddiasını ispat ettiğinin kabulü gerekir. Hemen 2009/6317-14242
belirtmek gerekirki ispat yükü davalıda olup, ispat yükü kendisine düşmeyen davacının mahkemenin hatırlatılması üzerine davalıya yemin teklif etmesi ve davalınında yemini eda etmeside davacı aleyhine sonuç doğurmaz. Hal böyle olunca davalıdan savunmasını ispat edebilmesine yönelik delilleri sorulup alınmalı, ayrıca davalının yemin deliline dayanması halinde bu delilide hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerkektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6317, K. 2009/14242, 8 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama