KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6346 E., 2009/14252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas ve karşı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı (karşı davalı) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kooperatife ait kahvehaneyi 10.1.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraladığını kahvehaneyi işletirken kooperatif başkanı ... ile diğer davalı köy muhtarı ... tarafından zorla işyerinden çıkarılıp eşyalarına el konduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 5.850 TL eşya bedeli, 3000 TL kar mahrumiyeti ile 9000 TL manevi tazminatın her üç davalıdan birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacının kirayı ödememesi üzerine kahvehaneyi tahliye edeceğini taahhüt ettiğini tahliye etmeyince davacının sözü üzerine davacının oğlununda bulunduğu bir zamanda kahvehanenin boşaltılarak, eşyaların kooperatife ait boş bölüme konduğunu, eşyaları istediği zaman alabileceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Birleşen davada davacılar ... ve ... ise davalının kendileri hakkında haksız istinatlarla Cumhuriyet Savcılığına müracaat ettiğini ileri sürerek 2000 TL maddi, 5000’er TL manevi tazminatın tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, davacının istediği zaman eşyalarını alabileceğinin davalılar tarafından kabul edildiği, kahvehanenin davacının taahhüdü üzerine tahliye edildiği ve davalıların kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davada maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davalı kooperatif ile ilgili istek hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davada ise 1000’er TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Birleşen davalarda, davacılar davalının kendileri hakkında haksız suçlamalarla Cumhuriyet Savcılığına müracaat ettiğini ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuşlardır. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişinin kişilik haklarının ve manevi şahsiyetinin açık ve haksız bir saldırıya maruz kalması şarttır. Karşı tarafın yasadan kaynaklanan hakkını kullanması halinde kişilik haklarına saldırının varlığından bahsedilemez.
Dava konusu olayda, davalı davacıların kendisini haksız yere kahvehaneden çıkardıklarını ileri sürerek, şikayette bulunmuş olup, davacının yasal şikayet hakkını kullandığı, bu yasal hakkını kullanırkende davacıların manevi şahsiyetlerine yönelik herhangi bir saldırıda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca manevi tazminat koşullarının oluştuğundan bahsedilemez.
Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek birleşen davada davacıların manevi tazminat taleplerinin tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu kalem isteğin kısmen kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece asıl davadan dolayı maddi tazminat ile ilgili olarak davalı gerçek kişiler için 1062 TL manevi tazminat içinde 500 TL, kooperatif içinde maddi tazminat ile ilgili olarak 1062, manevi tazminat içinde 500 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki tüm davalıları tek bir avukatın davada temsil ettiği ve müteselsilen tahsil talebi bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda reddedilen asıl davayla ilgili olarak davacı aleyhine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenedir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6346, K. 2009/14252, 8 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama