KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6581 E., 2009/13431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının belediye için muhtelif yolların asfaltlanması için mıcır temini ve nakliye işini yaptığını, yapmış olduğu bu iş için belediyenin kendisine 2.000,00 YTL, asıl 9.100,61 YTL işlemiş faizi olmak üzere toplam 11.100,61 YTL borcu olduğunu bildirdiğini ve icra takibi başlattığını, belediyenin yaptırmış olduğu işler nedeni ile davalıya borçlarına karşılık bedelsiz olarak taşınmazlar verildiğini, davalının da bu taşınmazları alacağına karşılık olarak aldığını ve belediyeden hiçbir alacağının kalmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, belediyenin yaptırmış olduğu işlerin karşılığı olarak bedelsiz taşınmazlar verdiğinin dayanaksız iddialar olduğunu, verildiği iddia edilen taşınmazları 1997 senesinde bedelinin davacıya ödenerek alındığını savunarak, davanın reddine % 40 tan aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı, davacı hakkında başlattığı icra takibi ile 2.000.00 YTl asıl alacak miktarı ile 9.100,61 YTL işlemiş 2009/6581-13431
faiz alacağı toplamının tahsilini talep etmiştir.Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak işlemiş faiz miktarı fatura tarihinden takip tarihine kadarki süre esas alınarak 8.138.61 YTL faiz üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.Yani davacının temerrüde düşme tarihi olarak fatura tarihi doğrultusunda faizin belirlendiği anlaşılmıştır. BK.nun 101.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Dava konusu olayda davalının davacıyı temerrüde düşüren ihtarı yoktur. Fatura tebliği borçluyu temerrüde düşürmez. Davacının icra takibi ile temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Öyle olunca davacı hakkında işlemiş faiz alacağı yönünden temerrüdün takip tarihi esas alınarak hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken,aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6581, K. 2009/13431, 18 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama