KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6586 E., 2009/12304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Söğüt Belediye Başkanlığından 15.06.2006 tarihinde ihale ile ... mevkiinde 2240 parsel sayılı 16580 m2 lik taşınmazı 25.000.00 YTL bedelle satın aldığını, bedeli 21.06.2006 tarihinde davalı belediyeye ödediğini, davalı belediyenin dava konusu parselin mülkiyetini devretmediğini, bu nedenlerle ödenen 25.000.00 YTL peşinatın veriliş tarihi olan 21.06.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının 24.04.2007 tarihli dilekçesi ile mali durumunu gerekçe göstererek taşınmazı almaktan vazgeçtiğini, sözleşmeyi fesheden tarafın davacı olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 25.000.00 TL’nin caymanın bildirildiği 24.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, dosya içinde bulunan davalı ... Başkanlığına hitaben yazdığı 24.04.2007 tarihli dilekçesi ile. 15.06.2006 tarihinde ihale ile almış oldukları taşınmazın, mali sorunlar gerekçe gösterilerek tekrar Belediye’ce geri alınmasını talep etmiş, bu dilekçe ile taşınmaz için ödenen bedel talep edilmediği gibi, bu hususta kesin bir tarih de verilmemiştir. BK.nun 101.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.
Dava konusu olayda davacının davalıyı temerrüde düşüren ihtarı söz konusu olmadığı halde, asıl alacağın 24.04.2007 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HMUK’un 438/7.maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6586, K. 2009/12304, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama