KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6638 E., 2009/9517 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının halde komisyonculuk yaptığını, 2003 yılı yaz döneminde aralarına dava dışı ...’ıda almak suretiyle 1/3 oranında adi ortaklık kurdukların, müstahsillerden mal satın aldıklarını, karşılığında müstahsiller 21.650 YTL meblağlı 9 adet senet verdiklerini, senetlerde her üç ortağında imzasının bulunduğunu, davalının senet bedellerin müstahsillere kendisinin ödediğini ileri sürerek kendilerine karşı icra takibi başlatıp, itirazın iptali davası açtığını, davayı kazandığını, bu durumda davalının da müstahsillerden alınan ürün bedellerini %8 komisyon ücreti ile birlikte ödemesi gerekeceğinden bu yönde davalıya karşı icra takibi başlattığını davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 2003 ve 2004 yıllarında da ortalıklarının devam ettiğini, masrafları kendisinin karşıladığını, davacının ortalığın tasfiyesini isteyebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 7.213. YTL üzerinden itirazın iptaline %40 tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan delilerden ve dosya kapsamından taraflar ve
2009/6638-9517
dava dışı ... arasında yaş meyve ve sebze alım ve satımı (komisyonculuğu) konusunda bir adi ortalık kurulduğu, her bir ortağın 1/3 oranında hissesinin bulunduğu, dava tarihinden önce ortalığın fesh edilmiş olmasına rağmen henüz tasfiyenin sağlanmadığı, davalının yönetici ortak olduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından bu tür davalarda dava açılırken dava yönetici ortağa değil, tüm ortaklara karşı yöneltilir.
Taraf teşkili sağlandıktan sora yönetici ortaktan hesap istenir. Tarafların hesap üzerinde uzlaşıp uzlaşmadıkları noktalar saptanır. Uzlaşılmayan konularda her bir taraftan delil ve karşı delilleri sorularak toplanır. Bundan sonra gerektiğinde konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle tasfiye mahkeme tarafında bizzat sağlanır.
Mahkemenin bu yönleri göz ardı ederek henüz taraf teşkilinin sağlamadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6638, K. 2009/9517, 7 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama