İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/6705 K.2009/14216

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2009/6705Karar2009/14216Tarih8 Aralık 2009Okuma5 dk · 1.018 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6705 E., 2009/14216 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Aralık 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.018 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 8.12.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Davacı, eldeki davasında, trafik kazası geçirdiğini, akabinde daha önceden tanıdığı davalı doktoru arayıp ısrar ve talebi üzerine ambulansla İstanbula geldiğini, Kadıoğlu hastanesinde ameliyata alındığını, siyatik sinirlerinin

2009/6705-14216

zedelendiğini bilmesin rağmen, nöroşirürji uzmanından konsültasyon ve destek istemediğini, ayrıca operasyon bölgesinde abse geliştiğini, zamanında direne edilmediğinden ameliyatı yapılan uyluk kemik başından erimeye başladığını ve femur başının alınması nedeniyle total kalça protezine ve siyatik sinir tedavisine muhtaç hale geldiğini, birkaç operasyondan sonra protez takıldığını, sağ ayak bileğinin ve parmaklarının felç olduğunu, davalı hakkında C.Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduğunu ileri sürerek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

Davalı davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, alınan Adli Tıp Raporu gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.

Eksik araştırmayla ve yetersiz rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Davacı eldeki davada, davalının ameliyat esnasında nöroşirürji uzmanından destek almadığını, zamanında apse ile ilgili tedbir almayarak operasyon bölgesinin erimesi ve sonuçta da femur başının kesilmesine yol açıldığını ileri sürmüştür.

Davacıya uygun tedavi yapıldığı ve ameliyatı esnasında nöroşirürji uzmanından destek alındığı savunulmuşsa da, davalı hastanın ameliyatında nöroşirürji uzmanından destek alınması gerekip gerekmediği, ameliyatı gerçekleştirilen davalının uygun tedaviyi yapıp yapmadığı ve ayrıca aydınlatılmış onam üzerinde durulmamıştır.

Mahkemece alınan Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun raporu gerekçeden yoksun olup, davacıya uygulanan teşhis ve tedavi açıklanmış, son paragrafta, kalça çıkığı travmalarında n.inchiadisus lezyonu görülen komplikasyonlardan olduğu dikkate alındığında davalı doktorun uyguladığı tıbbi müdahaleye yüklenecek kusur bulunmadığı mütalaa olunarak rapor düzenlenmiştir.

Bir davada dayanılan maddi olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini bulmak ve uygulamak HUMK'nın 76. maddesi gereği doğrudan hakimin görevidir. Davacı, trafik kazası sonucu oluşan kırık için davalı doktorun yaptığı müdahalenin özensiz ve kusurlu olması nedeniyle kalıcı zararlara yol açtığı iddiası ile maddi- manevi tazminat istemiştir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayandırılmıştır (BK m. 386-390).

Vekil, vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu, genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur (BK m. 321/1).

O nedenle davacının tedavisini üstlenen hastane ve doktorların meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir. Az yukarıda

2009/6705-14216

açıklandığı üzere, doktor tedavi nedeniyle yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. Keza en hafif kusurundan dahi hukuken sorumluluk altındadır. Bu nedenle de bilirkişi raporu önem kazanmakta ve taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli bulunmalıdır.

Bilirkişi doktorun seçilen tedavi yöntemi ve tedavi aşamalarında gerekli titizliği gösterip göstermediğini, uygulanması gereken tedavinin ne olması gerektiğini, doktor tarafından uygulanan tedavinin ne olduğunu, ayrıntılı ve gerekçeli açıklamalı ve sonuca ulaşmalıdır. Bu bağlamda salt yapılan işlemin ne olduğunu açıklamak yeterli kabul edilemez. Kaldı ki, bilirkişinin tarafların itirazlarını da mutlaka karşılamalı ve aydınlatıcı olmalıdır.

Hakim’in de bilirkişinin somut olayda görüşünün dosya kapsamına uygun olup olmadığını da denetlemesi gerekmektedir. (TMK.nun md. 4, HUMK.nun md. 240) Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamaları ve içtihatları da bu yöndedir.

Bilirkişi raporu yetersiz olduğu gibi, az yukarıda açıklandığı üzere, davacının ameliyatından önce aydınlatılmış onamının alınması zorunlu olup, dosyaya ibraz edilen onam formu yeterli kabul edilemez. Hekim, hastalığın teşhis ve tedavisinin nasıl yapılacağı, hangi yöntemin uygulanacağı, müdahale esnasında ve sonrasında muhtemel komplikasyonların neler olabileceği, müdahalenin yarar ve sakıncaları konusunda hasta aydınlatılmalıdır.

İlke olarak aydınlatma yükümlülüğü mümkün olduğunca kapsamlı yerine getirilmelidir. Hastalığın tanısı bildirildikten sonra tedavinin şekil ve yöntemi ve doğurabileceği muhtemel sonuçları ayrıntılı olarak ve hastanın anlayabileceği şekilde açıklanmış olmalıdır. Hekim hastaya her türlü komplikasyon ve ihtimale karşı uyarmalıdır. Somut olayda onam formunun maktu olduğu ve olası komplikasyonların neler olduğu açıklanmamıştır.

Gerçekten de, Adli Tıp Raporunda vurgulandığı gibi kalça çıkığı travmalarında n.ischiadicus lezyonu komplikasyon ise, aydınlatma yükümlülüğünün tam olarak yerine getirildiği söylenemez. Anayasamızın 17.maddesi, Hekim Hakları Yönetmeliği’nin 31. maddesi, 1219 sayılı Yasanın 5718 sayılı Yasayla değişik 70. maddesi bunu öngörmektedir.

Keza Hekimlik Mesleği etik kurallarını düzenleyen 26.madde de; aydınlatılmış onanım ne şekilde alınacağı öngörülmüş ve ayrıntılı düzenlemeye yer verilmiştir. Tıbbi müdahaleler nitelikleri itibariyle yaşam, ... ve beden bütünlüğü gibi kişilik haklarıyla yakından ilgilidir..Bu yükümlülüğe aykırı davranış hastanın rızasını geçersiz hale getireceğinden hekimin sorumluluğuna neden olacaktır. Somut olayda da, bu yükümlülüğe uyulmamıştır.

Diğer yandan, davacı nöroşirürji uzmanından destek alınmadığını ileri sürmüş bu iddia üzerinde

2009/6705-14216

de yeterince durulmamıştır. Dinlenen tanık ... Nöroşirürji uzmanı olduğunu, hastayı ameliyat öncesi ve sonrası gördüğünü, ancak ameliyatta bulunmadığını açıklamıştır. Ameliyattan sonra da bileğinde ödem artışı olabileceğini ve ayrıca sinirdeki kesi olayında EMG önerdiğini bildirmiştir. Hasta gözlem kağıdında da bu hususların şerh edildiği anlaşılmaktadır. Tanığın bu anlatımları üzerinde durulmamıştır. Öte yandan dosyada birbirinin aynı iki adli tıp raporu bulunmaktadır.

Her iki raporun aynı ihtisas kurulundan verildiği nazara alındığında Mahkemece salt adli Tıp Raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmiştir. Oysa, Hukuk Mahkemesi ceza soruşturmasında verilen kararla ve bu karara dayanak yapılan raporla bağlı değildir. Kaldı ki; rapor yetersiz olup, davalı tarafından davacıya uygulanan tedavinin özenle yerine getirilip getirilmediği tartışılmamıştır.

Oysa, doktor hastasının zarar görmemesi için mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan ve zamanında ve gecikmeksizin, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi yine geciktirmeden belirleyip uygulamak zorundadır.

Somut olayda da, hükme esas alınan raporda, bu hususlar üzerinde durulmamış, ameliyat sonrası hastanın takibiyle, ödem oluşma ihtimaline karşı önlem alınmaması ve yeterince ve zamanında müdahalede bulunulmaması üzerinde değerlendirme yapılmamıştır.

Öyle olunca, yukarıdaki açıklamalar ışığında, kısaca özetlemek gerekirse, aydınlatılmış onam, nöroşirürji uzmanından destek alınması ve özen yükümlülüğü konularında itirazları karşılayan, taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli, Üniversitelerin ilgili bilim dallarından seçilecek konularında uzman, aralarında ortopedi ve nöroşirürji uzmanının da bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılamıyorum.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6705, K. 2009/14216, 8 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6705
Karar No
2009/14216
Tarih
8 Aralık 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/6706 K.2009/8992
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/6706 K.2009/12796
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/6707 K.2009/12797
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/6707 K.2009/8993
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2009/6708 K.2009/12798
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/6708 K.2009/8343

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.