KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6707 E., 2009/13312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, işyerinden tazminat karşılığı olarak kendisine verilen 14.250-YTL’lik senetlerin işyeri açma vaadi ile davalı eniştesi tarafından elinden alındığını, vadesi gelmeden 12.500-YTL’ye bozdurulduğunu, bu paranın 7.000-YTL’sine davalı tarafından kontör alınarak kendisine verildiğini, ayrıca dava dışı ...’tan olan 4.000-YTL alacağı karşılığında davalının adı geçen şahıstan 3.000-YTL’lik çek aldığını, çek bedelinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek, kontör bedeli düşüldükten sonra kalan 5.250-YTL ile dava dışı Malik’ten alınan 3.000-YTL çek bedeli olmak üzere toplam 8.250-YTL’nin en yüksek mevduat faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, senetleri davacının sattığını, kendisini kefil gösterdiğini, davacının verdiği 7.725-YTL’ye kontör alarak davacıya teslim ettiğini, davacıya 3.000-YTL borç verdiğini, davacının bu parayı dava dışı ...’a dükkan açmak için kaparo olarak bıraktığını, bu işten vazgeçilince davacının bilgisiyle ...’tan 3.000-YTL’lik çek aldığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, alacağın varlığının yazılı delillerle ispat edilemediği ve davalının borcu olmadığına dair yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2009/6707-13312
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya verilen toplam 8.250-YTL’nin kendisine geri ödenmediğini ileri sürmüş, davalı, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını savunmuştur. Davalı, ... C.Başsavcılığının 2008/2035 esas sayılı hazırlık soruşturmasında, 22.05.2008 tarihinde polise verdiği ifadesinde "...bana sormuş olduğunuz ... isimli kişiden alınan ...’a ait 31.07.2008 tarihli ödemeli 3.000-YTL’lik çeki borç karşılığı ben aldım. ...’a ben borçluyum....’ın bende yukarıda belirttiğim gibi sadece ... isimli kişiden alınan 3.000-YTL tutarındaki çeki mevcuttur.Başkaca hiçbir şekilde kendisinden para almadım, borcum yoktur…" demek suretiyle harici ikrarda bulunmuştur.
Mahkeme dışı ikrar, kesin bir delil değildir. Hakim, mahkeme dışı ikrarı doğrulayacak delil ve emare varsa buna dayanarak karar verebilir (HUMK.236/IV). Eş söyleyişle, ikrarın mahkeme dışında yapılması halinde ikrar başka delil ve emare ile kanıtlanması halinde taktiri delil niteliğini kazanır. Bu itibarla mahkeme dışı ikrarın tanıkla kanıtlanması mümkündür.
Hal böyle olunca mahkemece, davaya konu alacağa ilişkin taraflara tanık dahil, her türlü delilleri sorulmalı, hakimin bu konudaki kanaatini güçlendirmek üzere, lehine harici ikrarda bulunana tamamlayıcı yemin yaptırılabileceği de (HUMK.nun 236/son) gözetilerek hasıl olacak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6707, K. 2009/13312, 10 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama