KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6830 E., 2009/13409 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
481 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıların inşa ettiği 3005 ada 2 parselde kain B Blok 2. kat 124 nolu bağımsız bölümü kendilerinden satın aldığını, bu satın alınan dairenin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle davalıların 1648 ada 7 parselde bulunan ... çamlık sitesindeki 44 nolu bağımsız bölümü geçiçi olarak adlarına tahsis ettiklerini, 17 Ağustos 1999 depreminde bu dairede otururken dairelerinin ağır hasar görüp kullanılamaz duruma geldiğini,ve oğulları ...”ın bu depremde öldüğünü,
ayıplı imalattan davalıların sorumlu olduğunu öne sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla evde bulunan eşyaların bedeli ile depremde kaybolan eşyalarının bedeli olarak 15000 YTL maddi ve 500 YTL manevi tazminat ile ölen oğullarının desteğinden yoksun kaldıklarından bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemişlerdir..
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan ... Arsa Ofisi Villa İnşaat Turizm Ltd Şti ile ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. 2009/6830-13409
Yasanın 3.maddesinde mal;alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalının (yüklenici), davacının (alıcı) konut sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır
4077 sayılı yasanın 23.maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Bu durumda mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6830, K. 2009/13409, 18 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama