KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7261 E., 2009/13532 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava dışı ... ile 03.10.2000 tarihinde tüketici kredisi sözleşmesi imzalanarak kredi verildiğini,davalının bu sözleşmeye kefil olarak katıldığını,kredi borcunun ihtara rağmen ödenmemesi üzerine davalı hakkında ... 11. İcra Müdürlüğünün 2001/15353 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını,bu takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve takip miktarının %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı,davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10. maddesinin 3. fıkrası “Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez” düzenlemesini getirmiş olup, mahkemece anılan hüküm gereğince, asıl borçluya başvurulmadan kefilden borcun ifasının istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, 4077 sayılı yasının 10/III. maddesini değiştiren 4822 sayılı yasa, 6.3.2003 tarihinde kabul edilmiş ve anılan hüküm 14.6.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Anılan maddenin ilgili hükmü ancak bu tarihten sonra düzenlenen sözleşmelerde uygulanabilir. Oysa taraflar arasındaki kredi sözleşmesi 03.10.200 tarihli olup, olayda 4077 sayılı yasanın 4822 sayılı yasayla değiştirilen 10/III 2009/7261-13532
maddesinin uygulanması olanaklı değildir. O halde mahkemece işin esası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, kefile başvurulamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/7261, K. 2009/13532, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama