KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7456 E., 2009/13796 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ... Genel Müdürlüğü, davalı Tedaş Genel Müdürlüğü ile izinsiz yapılan enerji nakil hatlarının izinli hale getirilmesi amacıyla 4.4.2002 tarihli protokol yapıldığını, davalının irtifak hakkı bedellerini ödemediğini öne sürerek, enerji nakil hattı irtifak bedeli talep etmiş, 4.7.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 183.087,42 YTL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Tedaş Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulü ile toplam 66.404,26 YTL ile bu bedele ilişkin 11.553,77 YTL KDV ye 1.10.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 6183 sayılı yasanın 51. maddesi uyarınca gecikme zammı da yürütülerek davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacının unvanının karar başlığında yanlış gösterilmesinin maddi hataya dayalı olduğunun anlaşılmasına ve mahallinde düzeltilmesinin mümkün olmasına göre davacının yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddine, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece hükmedilen gecikme zammı faiz mahiyetindedir. BK.101/1 maddesi gereğince muaccel bir borcun
2009/7456-13796
borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur ve temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren aleyhine faize hükmedilmesi gerekir. Mahkemece hüküm kurulurken talep edilen her yıl için ayrı ayrı izin başlangıç tarihi her yılın onuncu ayının birinci günü esas alınarak "gecikme zammı yürütülmesine" karar verilmiş ise de, davacının dava tarihinden önce borçluları temerrüde düşürdüğüne dair dosyada herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bu durumda davadan önce davalıların temerrüde düşürülmediği kabul edilerek gecikme zammının başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerekirken yazılı şeklide hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/7456, K. 2009/13796, 25 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama