İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/7806 K.2010/1707

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde…

Esas2009/7806Karar2010/1707Tarih16 Şubat 2010Okuma4 dk · 857 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7806 E., 2010/1707 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Şubat 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

857 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş davalı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, ½ hissesi kendisine, ½ hissesi davalı adına kayıtlı bulunan 1018 ada 30 parsel numaralı taşınmaz üzerine birlikte inşaat yapmak hususunda davalı ile anlaşıp 27.12.1994 ve 15.1.1997 tarihli protokolleri imzaladıklarını, masrafların yarı yarıya karşılanacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının hissesine düşen harcamaların bir kısmını ödemediğini, bunlarında kendisi tarafından ödendiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 24.210 DM karşılığı 12383 Euronun faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı, davacı ile aralarında görülen izale-i şuyu davasında binanın ½'şer ortak olarak yapıldığının hükme bağlandığını, kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, taraflar arasında daha önce görülen ortaklığın giderilmesi davasında davaya konu muhdesatın ½’şer oranında ortaklığının giderilmesine karar verildiği, davacının ortaklığın giderilmesi davasında hissesine düşen paradan daha fazla harcadığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Başlangıçta davacı adına kayıtlı olan ve ancak daha sonra 1/2‘si mahkeme kararı ile davalı adına tescil edilen taşınmaz üzerinde 27.12.1994 ve 15.1.1997 tarihli sözleşmeler ile binanın inşa edilmesinin kararlaştırıldığı, bu kararlaştırma doğrultusunda binanın yapıldığı, binanın 5 ve 6. katlarının davacı tarafından inşa edildiği, 5 ve 6.katlarda davalının herhangi bir hakkının olmadığı tarafların ve mahkemenin kabulündedir.

Davacı 5 ve 6.katlar dışındaki imalatların bedellerine davalının sözleşmede kararlaştırılan şekilde katılmadığını ileri sürerek davacının ödemeyip de kendisinin ödediği maliyet bedelinden, davalının bir kısım ödemeleri düşüldükten sonra arta kalan kısmından davalı hissesine isabet eden miktarın tahsilini istemekte, davalı ise, taraflar arasında daha önce görülen izale-i şuyu davasında binanın ortak yapıldığının belirlendiğini savunmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki taraflar arasında düzenlenen protokollerle, BK’nun 520 ve devamı maddelerde yer alan şekilde bir adi ortaklık kurulduğu ve adi ortaklığın konusunun da binanın inşa edilmesinin olduğu hususunda duraksama bulunmamalıdır. Hal böyle olunca aradaki ihtilafında BK 520 vd. maddeleri uyarınca çözülmesi gerekir.

Öte yandan taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen izale-i şuyu davasında, binanın inşa edilmesinden dolayı tarafların birbirlerinden hak ve alacaklarının kalıp kalmadığı değerlendirilmeden ve tartışılmadan, o davaya özgü bir şekilde dava yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında adi ortaklıktan kaynaklanan ihtilafı sonlandırıcı bir sözleşme ve mahkeme kararı olmadığı içinde adi ortaklıktan kaynaklanan ihtilafın ve eldeki davada çözümlenmesi zorunludur.

Tarafların iddia ve savunmalarından ve dosya kapsamından davacının yönetici ortak konumunda bulunduğu ve davalının inşaatın yapımı için bir kısım para gönderdiği anlaşılmaktadır. Davacının davadaki talepleri incelendiğinde, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de istenildiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de BK. 538. maddesi uyarınca yapılması gerekir.

Anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere; tasfiye, bütün hesapların görülüp otaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması, yada satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde tasfiyeye ilişin hüküm bulunması halinde tasfiyenin sözleşme hükmüne göre yapılması asıldır.

Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise, tasfiyenin bu defa BK 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gerekir. Tasfiye için öncelikle yönetici ortaktan hesap istenmesi, tayin edilecek süre içinde hesap listesi verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap listesi vermekten kaçındığı kabul edilerek buna göre tasfiyenin yapılması gerekir.

Öte yandan adi ortaklığı düzenleyen yasa hükümleri uyarınca tasfiyenin karar tarihine en yakın tarih itibariyle yapılmasının gerekli olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır. Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmişsede dosyada alınan bilirkişi raporunun da ortaklık sözleşmesine ve BK'nun konuya ilişkin hüküm ve düzenlemelerine aykırı olması nedeniyle itibar edilmesi de olanaklı değildir.

O halde tüm bu nedenlerle; adi ortaklığın tasfiyesi için, öncelikle kurulduğu tarihten bu yana ortaklığın harcamalarıyla ilgili tüm belgelerin ibrazı sağlanmalı, sözleşme hükümleri uyarınca 5. ve 6.katlar dışındaki bölümlerde tarafların eşit pay sahibi oldukları benimsenmeli, yönetici ortak olan davacıdan yapılan tüm ... ve harcamalara ilişkin hesap listesi istenmeli, hesap listesinin verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap vermekten kaçındığı kabul edilmeli, hesap listesinin verilmesi ve ancak hesap listesinin üzerinde uyuşmazlık çıkması halinde taraflardan delileri sorularak toplanmalı,

bu şekilde belirlenen mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği taraflardan sorulmalı, taraflar arasında tasfiye konusunda anlaşma olmaz ise, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra,

konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla verilen hesap listesinin sunulan belgeler ile inşaata yapılan imalatlarla uyumlu olup olmadığı belirlenerek denetim sağlanmalı, tasfiyeye esas değerin karar tarihine en yakın tarih olacağı gözden uzak tutulmamalı, ortaklığın varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmeli, ortakların her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar ve verdikleri sermaye iade edilmeli ve daha sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktar belirlenmeli,

tasfiye yapılırken binanın 5. ve 6.katların münhasıran davacı tarafından yapıldığı da benimsenerek tasfiye bu şekilde gerçekleştilmelidir. Mahkemece değinilen bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/7806, K. 2010/1707, 16 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7806
Karar No
2010/1707
Tarih
16 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/7806 K.2010/622
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/7807 K.2010/1444
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/7808 K.2010/2073
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/7813 K.2010/1129
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2009/7815 K.2010/1734
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/7819 K.2010/2137

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.