KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7837 E., 2009/13713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile birlikte bankadan tüketici kredisi alıp birbirlerinin aldığı krediye kefil olduklarını, davalının kredi borcunu ödememesi nedeniyle borcu ödeyip davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının bu borca haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının aleyhine başlattığı icra takibindeki borçtan mahsubu ile, bu dosyada borçlu olmadığının tespitine, bakiye alacağına karşılık şimdilik 1000,00 YTL nın davalıdan faizi ile alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı davacı ile birbirlerine kefil olduklarını, davacının borcunu ödediğini, davacı aleyhine icra takibi başlattığını, takibin kesinleştiğini, alacağının davacı alacağından fazla olduğunu, borçlu olduğu miktarın davacı alacağından mahsubuna karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, itirazın iptali talebi yönünden icra takibinin 2.799,90 YTL asıl alacak ve 8.116,29 YTL işlemiş faiz ve takip tarihinden yasal faiz ile takibin devamına, mahsup talebinin usulden reddine karar verilmiş,
tarafların temyizi üzerine Dairemizce davacının talebinin açık,anlaşılır ve net olmadığı,davacının talebini açıklayıp netleştirmesinin gerektiği,bundan sonra tarafların mahsuba ilişkin talepleri de gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş;mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davacıya talebi açıklattırıltırıldıktan sonra bilirkişiden ek rapor alınmak ve bu rapora itibar edilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne,2.799.89 YTL asıl alacak ve 8.606.53 YTL temerrüt faizi üzerinden itirazın iptaline,inkar tazminatı talebinin reddine,davacı diğer taleplerini atiye terk ettiğinden bu talepleri
yönünden karar ittihazına yer olmadığına karar verilmiş;hüküm,her iki tarafça temyiz edilmiştir.
2009/7837-13713
1-Davalı savunmasında kendisininde davacının kefili olarak dava dışı bankaya ödemede bulunduğunu,ödediği paranın tahsili amacıyla davacıya karşı ...
20.İcra Müdürlüğü'nün 2003/2019 esas sayılı dosyası takip başlattığını,takibin kesinleştiğini ve kendisinin alacağının daha fazla olduğunu savunarak takas ve mahsup talebinde bulunmuştur.Bu durumda mahkemece,davalının dayandığı az yukarıda zikredilen icra dosyası getirtilmeli,her bir icra dosyasından dolayı tarafların alacak ve borç miktarı teredddüde yer vermeyecek bir şekilde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmeli,gerekli mahsup yapıldıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmelidir.Her ne kadar alınan 29.09.2006 tarihli raporda bu yönde inceleme yapılmış ise de rapor açık ve denetime elverişli değildirBu rapora itibar
edilemez.Mahkemenin az yukarıda açıklanan yönleri gözardı ederek,Dairemiz bozma ilamına uymasına rağmen bozmadan sonra bozma gereklerini yerine getirip,takas ve mahsup konusunda herhangi inceleme yapmaksızın yazılıl şekilde karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
2-Davacının temyiz itirazının incelenmesinde; İ.İ.K.nun 67/2. maddesi uyarınca icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının mahkemede dava açarak haklı çıkması gerekir. Borçlunun kötüniyetle itiraz etmiş olması gerekli değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise, alacağın likit ve belli olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.Hal böyle olunca yukarıda birinci bentte açıklandığı şekilde gerekli takas ve mahsup işlemi yapıldıktan sonra davacının davalıdan herhangi bir alacağının kaldığının anlaşılması durumunda kalan asıl alacak miktarı üzerinden davacı yararına inkar tazminatına hükmedilmelidir.Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek bir önceki kararına ters düşecek şekilde inkar tazminatı talebinin reddine karar vermiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/7837, K. 2009/13713, 24 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama