KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/7888 E., 2010/207 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalı ile kardeş olduklarını, 10.10.1999 tarihli harici "Arsa Satış Senedi" sözleşmesi ile bedeli peşin ödemek suretiyle 136 ada 5 parsel sayılı tapulu taşınmazı satın aldığını,ancak tapu devrinin verilmediğini ileri sürerek, adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde sözleşme gereğince kararlaştırılan cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir. (MK.705, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri).O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz .Resmi şekilde yapılmayan sözleşmelerdeki ceza-i şartta geçersizdir. Mahkemenin kabulü de bu doğrultuda olup ilke olarak doğrudur. Ne varki geçersiz sözleşmelerde 2009/7888-2010/207
taraflar aldıklarını birbirlerine iade ile yükümlüdür. Ancak bu tip sözleşmede alıcı iyiniyetli zilyet durumundadır. TMK 994. Maddesi gereğince iyiniyetli zilyed geri vermeyi isteyen kimseden, şey için yapmış olduğu zorunlu ve yararlı giderleri tazmin etmesini isteyebilir ve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi geri vermekten kaçınabilir.
Somut uyuşmazlıkta 10.10.1999 tarihli sözleşmede "... tapunun verilmemesi halinde ve bugünden itibaren yapılacak olan inşaat masraflarına karşılık olmak üzere 15.000 DM olarak tazminat ödeyeceğim" kararlaştırılmıştır.
Sözleşmedeki bu düzenleme BK 158-161 maddelerinde düzenlenen ceza-i şart niteliğinde olmayıp, satışın gerçekleşmemesi halinde alıcının, satıcıdan MK 994. Maddesi gereğince iyiniyetli zilyed olarak yaptığı giderler karşılığı ödeyeceği miktardır. Davacı satışa konu arsada inşaat yapmak suretiyle masraf yapmışsa bunun karşılığını sözleşmede kararlaştırıldığı üzere davalıdan isteyebilir. Bu durumda mahkemece, satışa konu arsa üzerinde davacının inşaat yapıp yapmadığı belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/7888, K. 2010/207, 20 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama