KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8557 E., 2009/14649 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
410 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri ... ’ın noterde yapılan düzenleme şeklindeki 28.11.1995 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan 5680 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaz üzerine yapılacak inşaatlardan iki daireyi, 20.000.000-TL bedelle satın aldığını, satış bedelinin tamamını ödediğini, ancak dairelerin teslim edilmediğini ileri sürerek, dairelerin davalı adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline, mümkün değilse dairelerin taşınmaza tekabül eden arsa paylarının davalı adına olan tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline yada her bir dairenin gerçek rayiç değeri olan 75.000-YTL’den toplam 150.000-YTL’nin davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, sözleşmeyi imzalayanların kooperatifi temsil yetkisinin bulunmadığını, yapılan işlemin yok hükmünde olduğunu ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bağımsız bölümlerin rayiç değerlerinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle davacıların tapu iptal ve tescil istemlerinin reddine, davacıların tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, 647,80-YTL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile veraset belgesindeki miras payları oranında davacılara verilmesine, fazla istemlerin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle
2009/8557-14649
yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının bütün, davacıların ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların murisi, dava konusu taşınmazı noterde yapılan düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 28.11.1995 tarihinde davalıdan satın almıştır. Davacıların murisi ile davalı arasında noterde yapılan düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, taraflarını bağlayan hukuken geçerli bir sözleşmedir. Taraflar lehine hak ve yükümlülükler doğurur.
Sözleşme içeriğinden satış bedelinin tümünün davacıların murisi tarafından davalıya ödendiği açıkça anlaşılmaktadır. Davalı satıcı sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemiştir. Öyle olunca davacılar, taşınmazların sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği dava tarihindeki rayiç bedelini isteyebilirler.
Bu durumda mahkemece, 27.05.2008 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen, sözleşmenin ifasının imkansız hale geldiği dava tarihindeki dairelerin rayiç değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek sözleşme tarihinde davacıların murisi tarafından ödenen 20.000.000 TL'nin geçersiz garimenkul alım satım sözleşmesinde uygulanan denkleştirici ... ilkesi gereğince dava tarihinde ulaştığı değerin hükme esas alınması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8557, K. 2009/14649, 14 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama