KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8572 E., 2010/100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ve oğullarına ait toplam 900 dönüm arazi üzerindeki pamuğun toplanması konusunda sözleşme imzaladıklarını, 400 dönüm pamuğun toplandığını, davalının hiçbir neden göstermeden sözleşmeyi feshederek kalan pamukları toplatmadığını, parasını da ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 16.567,20-YTL pamuk toplama bedelinin ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin tarafı olmadığını, davacı ile 312 dönüm pamuğun toplanması konusunda anlaştıklarını, ancak sadece 192 dönüm pamuğun zamanı geçtikten, dalında kuruyup içini çektikten sonra toplandığını savunarak, davanın öncelikle husumetten, kabul edilmediği taktirde ise esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 13.983,84-TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2009/8572-2010/100
2-Davacı ile davalının oğlu ... arasında 24.01.2005 tarihli “Pamuk Toplama Sözleşmesi” yapıldığı konusunda ihtilaf yoktur. Davalı, 13.12.2005 tarihinde davacıya gönderdiği ihtarnamede, 2005 yılına ait pamuk toplama işini davacıya verdiğini bildirerek akdi ilişkiyi kabul etmiştir.
Davacı, 900 dönüm pamuğun toplanması konusunda anlaştıklarını, sadece 400 dönümünün toplandığını ileri sürmüş, davalı ise 312 dönüm pamuğun toplanması konusunda anlaştıklarını, ancak 192 dönüm pamuğun zamanı geçtikten, dalında kuruyup içini çektikten sonra toplandığını savunmuştur. Mahkemece, 312 dönüm pamuğun toplandığının taraflarca kabul edildiği gerekçe gösterilmek ve bu yöndeki bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmiştir.
Oysaki, tüm dosya kapsamına göre davalının böyle bir kabulü söz konusu değildir. Kaç dönüm pamuğun toplandığını, bir başka deyişle davalıya ne kadar hizmet verildiğini ispat külfeti davacıya aittir. Mahkemece, davalının diğer savunmaları üzerinde de durulmamış, pamukların hangi aşamada toplandığı, geç toplanmış ise dekar başına alınacak verimde azalma olup olmadığı araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında tarafların tüm delilleri usulünce değerlendirilip, gerekirse konusunda uzman bilirkişi yada bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8572, K. 2010/100, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama