KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8623 E., 2010/681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
406 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalı tarafından haklarında toplam 47.170 YTL’lik haksız icra takibi başlatıldığını, takibe konu 30.08.2006 ödeme tarihli bononun düzenleme tarihi 30.03.2006 olduğu, 30.09.2006 ödeme tarihli bononun düzenleme tarihinin 30.11.2006 olduğundan düzenleme tarihi olarak geçen tarihlerin ödeme tarihlerinden sonraki bir tarih olarak geçtiği için Türk Ticaret Kanunun gereğince bono vasfını taşımadığını,senet vasfında olmaması nedeniyle senetlerin iptali ile borçlu olmadıklarının tespitine, bono vasfında olduğunun kabulü halinde ise davalı yanın hile ile elde ettiği ve daha sonra aleyhlerine takibe koyduğu 30.09.2006 ödeme ve 30.11.2006 düzenleme tarihli senedin iptali ile borçlu olmadıklarının tespitine, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi istemişlerdir.
Davalı, takibi konu senetlerin tanzim ve vade tarihlerinin bizzat borçlular tarafından doldurulduğunu savunarak, yazılı delille ispatlanamayan davanın reddine, takip alacağının % 40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,temyiz eden davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2009/8623-2010/681
2-İİK.nun 72/4 maddesi hükmüne göre; menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış almasından doğan zararı karşılığında bir tazminata mahkum eder. Mahkemenin alacaklı lehine hükmedeceği bu tazminat alacağın yüzde kırkından az olamaz. Somut olayda, davalı davacı aleyhine ...
7.İcra Müdürlüğünün 2007/ 7450 sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve borçlu davacıların talebi üzerine 9.1.2008 tarihli ara kararı ile İİK.nun 72/2 maddesi gereğince takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ancak bu kararın infaz edilmediği anlaşılmıştır.
O halde alacaklının alacağını geç alması gibi bir sonuç hasıl olmadığından İİK.nun 72/4 maddesi gereğince davalı lehine %40 icra inkar tazminatına hükmolunmaması gerekirken, bunun gözden kaçırılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8623, K. 2010/681, 27 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama