KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8705 E., 2009/12980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ... ile kardeş olduklarını, davalıya vekalet vermek için notere gittiğini, noterde belgeleri imzaladığını, bilahare öğrendiğine göre imzaladığı belgenin vekaletname olmayıp gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi olduğunu, satış yapmadığını, para almadığını, bu belgenin hata ve hile ile imzalattırıldığını ileri sürerek gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptalini istemiş, birleşen dava ile de aynı sözleşmenin iptalini istemiştir.
Davalılar cevap vermemiş, duruşmalara katılmamışlardır.
Mahkemece, her iki davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından tem yiz edilmiştir.
Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin bu davadan önce davalı ... ... tarafından ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/667 esas sayılı dosyasıyla, 25.04.2005 tarihinde davacı aleyhine satış vaadi sözleşmesine dayanarak tescil davası açılmıştır. Zorunlu tescil davasında davalı olan Narşude esasa verdiği 23.06.2005 tarihli cevap dilekçesinde, satış vaadi sözleşmesini kabul etmediğini, davalının bu sözleşmeyi kendisini kandırarak hile ile imzalattırdığını, gerçek bir satış vaadi bulunmadığını öne sürmüştür. Satış vaadi sözleşmenin iptali için acılan davada dayanılan hususlar daha önce tescil davasında da savunma olarak ileri 2009/8705-12980
sürülmüştür. Davalının davacı aleyhine açtığı ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/667 esas gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi gereğince tescil davasının halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Olayda dayanılan hususların o davada mahkemece incelenmesi ve karara bağlanması mümkün olduğundan ayrı bir iptal davası açılmasında hukuki yarar yoktur. Davada hukuki yarar dava şartlarından olduğundan, mahkemece re'sen gözönünde bulundurulmalıdır. Öte Yandan davacı ...
4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/261-220 sayılı birleşen dava dosyasında ... aleyhinde dava açarak aynı sözleşmenin iptalini talep etmiştir. Davacının 30.5.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesinde satış vaadinde bulunan ... vekili veya temsilcisi olmadığından onun temsilcisi olarak ve satış vaadinde bulunan, davalı olarak göstermek suretiyle dava açması mümkün değildir.
Bu itibarla, açılan satış vaadinin iptali davasının hukuki yarar ve dava şartının bulunmaması nedenleriyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8705, K. 2009/12980, 9 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama