KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8876 E., 2009/11502 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı adına tapu tahsis belgesi bulunan taşınmazı, 1.4.1995 tarihinde 300.000.000 TL ödeyerek davalıdan satın ve teslim aldığını, taşınmaz üzerindeki ev için harcama ve masraflar yaptığını, davalının tapu devrini yapmadığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere iyileştirme masraflarından dolayı 2.000,00 ile ödediği 300,00 TL satış bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının dava konusu taşınmazdan müdahalesinin men'ine karar verildiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının herhangi bir iyileştirme yapmadığını, davacıdan sadece 300,00 TL satış bedeli aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/771 Esas sayılı dosyasında da aynı taleplerde bulunduğu ve ancak davasında feragat ettiği, kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemeninde kabulünde olduğu üzere kesin hüküm olumsuz dava şartıdır. Kesin hükmün varlığı halinde uyuşmazlığın esası incelenmeksizin davanın reddi gerekir. Ancak bir konuda kesin hükmün varlığından bahsedebilmek için davanın konusunun, dava sebebinin ve taraflarının aynı olması gerektiği gibi temyizi kabil bir kararda kanun yoluna başvurma süresinin geçmesi, kanun yoluna başvurulmuşsa, kanun yoluna başvurunun reddi gerekir.
Somut olayda kesin hüküm olarak kabul edilen, Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/771 sayılı dava dosyası getirtilmemiş ve dosyaya ibraz edilen karar örneğinede kesinleşme şerhi verilmemiştir. Dosyaya ibraz edilen ve kesin hükmün varlığı kabul edilen dava dosyasına ait olduğu kabul edilen dava dilekçesine göre hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar HUMK 95. maddesi gereğince feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurursa da, davadan feragat edilmesi bu konuda kesin hükmün varlığını kabul sonucunu doğurmaz. Mahkemece Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/771 sayılı dava dosyasının kesin hüküm haline gelip gelmediği, saptanmadan yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8876, K. 2009/11502, 13 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama