KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8885 E., 2009/15416 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine. yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 26.2.2006 tarihinde evlilik tarihinde teslim edilmek üzere muhtelif çeyiz eşyalarını satın aldığını, teslim edildikten sonra eşyaların çoğunluğunda gizli ayıpların bulunduğunun ortaya çıktığını ileri sürerek, oturma grubu, yatak odası takımı vs.nin yenisi ile değiştirilmesini istemiştir.
Davalı, ayıp ihbarının zamanında yapılmadığını ve zamanaşımı süresi içinde de dava açılmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ayıp ihbarından sonra makul sürede dava açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın aldığı çeyiz eşyalarının en son 17.8.2006 tarihli sözleşme ile teslim edildiğini ve 4077 sayılı yasa gereğince ayıbının bulunduğunu ve süresinde de ihbar ettiği halde bir işlem yapılmadığını ileri sürerek, bu davayı açmıştır. Dosyaya ibraz edilen 22.11.2007 tarihli “ satış sonrası hizmet formu “ başlıklı belgede davalı firma imzası ile bildirilen ayıpların tesbit edildiği anlaşılmaktadır. Bu forma göre davacının ayıbı bildirimine ilişkin başvurusunun 10.11.2007 tarihi olduğu ve eldeki davanın da 5.3.2008 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanunun 4/4 maddesi, “ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı uzun bir süre ile sorumluluk üstlenmemişlerse ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın
2009/8885-15416
tüketiciye teslim tarihinden itibaren iki yıllık zaman aşımına tabidir.” düzenlemesi getirmiştir. Dava konusu eşyalar davacıya 17.8.2006 tarihinde teslim edildiğine ve uyuşmazlık 4077 sayılı tüketici kanuna dayandığına göre, zamanaşımı süresi konusunda anılan yasanın 4/3-4 maddesinde hükmün uygulanması gerekir. Bir başka anlatım ile, süresinde ayıp ihbarında bulunan tüketicinin böyle bir davayı 2 yıllık zamanaşımı süresinde açmasını engelleyen bir hukuki engel yoktur. Davacıya teslim tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi tamamlanmadan bu dava açıldığından işin esasına girilerek taraf delilleri toplanmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8885, K. 2009/15416, 24 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama