KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8978 E., 2009/14542 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, SSK Hastaneleri ile kurum dışı ... tesislerinde ihtiyaç duyulan iyileştirici nitelikteki tıbbi sarf malzemelerinin taahhütnameli olarak davalıdan temin edildiğini, taahhütname gereğince fiyat farkı oluşması durumunda bunun ödeneceğinin taahhüt edildiğini, SSK tarafından kalp pili ve stent dışında kardiyoloji branşında davalıdan temin edilen tüm malzemelerin taahhütnameli olarak temin edildiği dönemlere ait olmak üzere 28.01.2005 tarihi itibariyle 321.930,61USD fiyat farkı oluştuğunun tespit edildiğini,davalının bunu ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla fiyat farkından doğan 321.930,61 USD alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, SSK ile protokol akdetmediklerini, protokol akdedilmediği için bayilerin yaptığı satışın taahhütname kapsamında olmadığını,belirtilen malzemelerin fiyat teklifi alma yöntemi ile alındığı için taahhütname kapsamında olmadığını,tek taraflı olarak belirlenen rayiç bedelin kabul edilemez olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, SSK Hastanesi ile davalı şirket arasında fiyat teklifi alınarak karşılaştırma yapılması suretiyle icap-kabul ilişkisi oluştuğu,bayilerden alınan malzemeler nedeniyle fiyat farkı istenemeyeceği,taahhütnamenin ikinci bendinin bayilerden alınan malzemeleri kapsamadığı,kapsadığı varsayılsa bile dava dışı firmalardan temin edilen malzemeler nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kuruma ait hastanenin davalıdan iyileştirici nitelikte tıbbi malzeme alımı yaptığı, davalı tarafından fiyat farkı oluşması durumunda farkın ödenmesi hususunda taahhütname verildiği hususları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, davalı tarafça verilen taahhütnameye dayanarak belirlenen rayiç bedellere göre tespit edilen 321.930,61 USD fiyat farkından doğan alacağı tahakkuk ettiği iddiası ile bu davayı açmıştır.
Davalı şirket tarafından verilen 31.12.1998 tarihli taahhütname ile, Kurum ile protokol akdedilene kadar firmaları ya da bayileri tarafından kurum ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile, ileride yapılacak protokol fiyatları arasında kurum aleyhine, 2009/8978-14542
yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkı ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri gibi, protokol akdedilmemesi durumunda ise, kurum ünitelerine fatura edilen malzeme birim fiyatları ile kurumca tespit edilecek rayiç bedel arasında kurum aleyhine,kendilerine yapılan ödeme tutarının o günkü döviz değerine göre fiyat farkı oluşması durumunda aradaki döviz bazındaki farkı da tahsilatın yapılacağı günkü kur karşılığı olarak ödeneceği taahhüt edilmiştir.
Yürürlükte bulunan hukuk sistemimizde akit serbestisi prensibi kabul edilmiştir. Taraflar kanuna, ahlak ve adaba, kamu intizamına, şahsiyet haklarına aykırı olmamak şartıyla aralarında her konuda serbestçe sözleşme yapabilirler. (B.K.19-20md.) Yine sözleşme ile taraflar fiyat belirleme hakkını karşı tarafa yani alıcıya, satıcıya, kiracı ve kiralayana bırakabilirler.Böyle bir kararlaştırma ve taahhüt tarafları bağlar.
Somut olayımızda olduğu gibi satıcı davalının, fiyat belirleme hakkını alıcı davacıya bıraktığına, dair verdiği taahhütname geçerli ve davalıyı bağlayıcıdır.Taahhütname bütünü itibariyle bayi satışlarını da kapsamaktadır. Ancak tek taraflı olarak fiyat belirleme hakkı tanınan taraf bu hakkını M.K.'nun 2. maddesine uygun olarak, hak ve nesafet ölçüleri içinde, objektif iyiniyet kurallarına bağlı olarak ve keyfilikten kaçınarak kullanmalıdır.
Gerektiğinde bu hakkını kullanırken aşırılığa ve keyfiliğe kaçıp kaçmadığı hakim tarafından denetlenmelidir.
Davacı, kendisine tanınan fiyat belirleme hakkına istinaden belirlediği fiyatlara göre davalı tarafa fazla ödeme yapıldığını bildirerek 321.930,61 USD istediğine ve buna davalı taraf da karşı çıktığına göre, davacının ne şekilde fiyat belirlediği ve alacak çıkardığı hususları araştırmalıdır.
Bu amaçla öncelikle davacıdan belirlediği fiyatlarla ilgili ödeme belgeleri istenilmeli, davacıya, satılan malzemeler ve belirlenen rayiç bedeller açıklattırılmalı, faturada belirtilen tarihler itibariyle belirlenen fiyatların uygun olup olmadığı,
fiyat belirlerken davacının hak ve nesafet kuralları içinde, keyfilikten uzak,objektif iyiniyet kurallarına uygun davranıp davranmadığı belirlenmelidir.Öyle olunca,mahkemece,az yukarda açıklanan ilkeler doğrultusunda uzman bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, gerekçeli rapor da alınmak suretiyle davacı kuruma satılan malzemelerin satış tarihi itibariyle piyasadan emsal bedeller de araştırılarak rayiç bedellerinin belirlenmesi,bu rayiç bedellere göre fiyat farkı varsa bu miktara hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan hususlarda gerekli araştırma yapılmadan,eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8978, K. 2009/14542, 10 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama