İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/9766 K.2010/2053

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas ve birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya…

Esas2009/9766Karar2010/2053Tarih18 Şubat 2010Okuma4 dk · 780 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9766 E., 2010/2053 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Şubat 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

780 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas ve birleşen davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalının 1992 yılından itibaren avukatlığını yaparak pek çok davalarını takip edip sonuçlandırdıklarını, vekalet ücretinin ödenmesi talep edilince haksız olarak azlediklerini, vekalet ücreti alacağının tahsili için dava açılınca da 26.9.2002 tarihli dilekçe ile ...

Baro Başkanlığı'na şikayette bulunduğunu, Baro Yönetim Kurulu'nca 26.6.2003 tarihinde disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verdiğini, davalının itirazı ile Türkiye Barolar Birliğince 2.5.2001 tarihinde itirazın reddine karar verdiği,

ve Adalet bakanlığı'nca da 13.4.2004 tarihinde onanarak kesinleştiğini, , davalının şikayeti ile günlerce Baroya gidip geldiklerini, her kademedeki adliye camiasının şikayatten haberdar olduğunu, davalının şikayet hakkını kötüye kullanması nedeni ile mesleki itabarlarının zedelendiğini, çevrelerinde şüphe uyandığını, müşteri kaybına uğradıklarını, manevi yönden uğradıkları zararlarının telafisinin imkansız olduğunu, ileri sürerek,

20.000'er YTL.den toplam 40.000 YTL. manevi tazminatın şikayet tarihinden yasal faizi ile ödetilmesini istemişler, 7.12.2005 tarihinde açtıkları birleşen dava ile de, davalının Türkiye Barolar Birliği ve Adalet Bakanlığı'nca onanarak kesinleşen karara arğmen bu gelişmeleri gizleyerek aynı iddialarla yeniden Baro Başkanlığına ve Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunduğunu, en son Bakanlık'ça 4.1.2005 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini,

davalının zarar vermek kastı ile şikayet hakkını kötüye kullanarak manevi zarara uğrattığını iler sürerek 30.000'er YTL.den toplam 60.000 YTL.nin şikayet tarihi 5.5.2004 tarihinden itibaren faizi ile ödetilmesini istemişlerdir.

Davalı, davacıların mahkeme kararını icraya koyduklarını, ancak satış aşamasında muvafakat almadan düşürdüklerini, güven sarsıcı harekette bulunduklarını ve görevlerini ihmal ettiklerini bu nedenle yasal olarak şikayet hakkını kullandığını, ayrıca disiplin cezası verilmemesinin kişilik haklarına saldırı niteliğinde de sayılmayacağını savunarak davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, asıl dava için her bir davacı lehine 2.000'er TL. Birleşen dava için de 2.000'er TL. Manevi tazminatın şikayet tarihlerinden faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafça temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar ile davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacı avukatlar tarafından açılan asıl davanın konusunu oluşturan şikayet dilekçesinin, davalı tarafından 26.9.2002 tarihinde ... Barosu Disiplin Kurulu'na verildiği ve icra dosyasındaki satışı onayı alınmadan düşürüldüğünü, diğer takipleri sürüncemede bıraktıklarını, ücret sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesi ile disiplin cezası verilmesini talep ettiği, ... Barosu Yönetim Kurulu'nca disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına karar verilince, itiraz üzerine Türkiye Barolar Birliği'nce itirazın reddine karar verildiği ve bu kararın da Adalet Bakanlığı'nca onandığı dosyada bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.

Birleşen davanın konusunu oluşturan şikayet dilekçesinin de, davalı tarafından 12.8.2003 tarihinde ...

Barosu Başkanlığına verilerek, davacı avukatların menfaatinin çatıştığı şahsın da avukatlığını yaptığı gerekçesi ile disiplin cezası verilmesini talep ettiği, disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verilince , itirazı üzerine Türkiye Barolar Birliği'nce itirazın reddedildiği, Adalet Bakanlığı tarafından kararın onandığı ve ayrıca Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı şikayet nedeni ile de soruşturma izni verilmemesine ilişkin Bakanlık kararı aleyhine İdare Mahkemesine dava açtığı ve 27.4.2006 tarihinde reddedildiği tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.

Ayrıca davacı avukatlar tarafından 15.5.2002 tarihinde açılan vekalet ücretinin tahsiline ilişkin açılan davada da, davalı tarafından aynı nedenler ileri sürülerek azlin haklı olduğunun savunulduğu ve mahkemece azlin haklı olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilip 29.12.2005 tarihinde onandığı tüm dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.

Borçlar Kanununun 49. maddesine göre, kişilik hakları haksız saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat isteyebilir. Aynı Kanunun 98. maddesi delaletiyle sözleşmeye aykırılık halinde de 49. maddenin uygulanacağı duraksamasızdır. Kişinin onuru, saygınlığı gibi kişilik haklarını oluşturan değerlere saldırı halinde manevi bir zarar yani kişilik hak ve değerlerinde irade dışında gerçekleşen bir eksilmenin oluştuğunun kabulü gerekir.

İhbar ve şikayet hakkının kullanılması, Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucudur. Şikayet dilekçesinin içeriğinden davalının Anayasa ile öngörülen şikayet hakkını kullandığı, kişilik hakkına saldırı niteliğini taşımadığı bu nedenle asıl dava açısından manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Bu şikayetin sonucu olarak disiplin cezası verilmemesi de sonuca etkili değildir.

Kaldı ki, davalı eyleminin yani yaptığı şikayetlerin ard arda aynı olayın silsilesi ve devamı niteliğinde olduğu ve manevi tazminatın bu açıdan bölünemezliği ilkesine ters düşecek şekilde karar verilemeyeceği de gözetilerek açıklanan nedenlerle, asıl dava açısından şikayet hakkının kullanıldığı, manevi tazminat koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekirken , kısmen kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

2-Birleşen dava açısından; davacı 5.3.2004 tarihinden itibaren faize karar verilmesini talep ettiği halde, talep aşılarak davacı Gülen için 12.8.2003 ve davacı ... için 26.9.2002 tarihinden itibaren faize karar verilmesi de , Hakimin iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, talepten fazlaya karar veremeyeceği hükmüne de aykırı olup bozma nedenidir.(HMUK 74.mad.)

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan 1. bent gereğince davacı ve davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 18.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/9766, K. 2010/2053, 18 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/9766
Karar No
2010/2053
Tarih
18 Şubat 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/9766 K.2010/1027
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/9766 K.2010/756
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/9767 K.2010/2304
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/9768 K.2010/1422
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/9769 K.2010/1811
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2009/9770 K.2010/1390

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.