KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/11501 E., 2011/31 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... Müessese Müdürlüğünün abonesi olduğunu, evinde olmadığı bir sırada apartmana gelen davalı kurum görevlileri tarafından, kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak tutulduğunu, daha sonra da kendisi hakkında 4.151,98 TL kaçak elektrik kullanımı nedeniyle borç çıkarıldığını ileri sürerek, davalı kuruma borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, yönetmelik hükümlerine göre de borç tahakkuk ettirildiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan 5.12.2009 tarihli bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulüne, 4.151,98 TL bedelli fatura nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacı abonenin, tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedeli nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, “sayaç sevk ve bilgi formu tutanağına göre sayaç içine köprü atılarak kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla tutanak tutulmuş ise de; tutanağın tutulduğu tarihten önceki ve sonraki endeks bilgilerine göre tüketim miktarları incelendiğinde, tüketim miktarlarında ciddi bir artışın olmadığı, bu durumun da kaçak elektrik kullanımını desteklemediği, bu nedenle 4.151,98TL'lik fatura miktarından 29,10 TL'lik normal tüketim miktarı indirildikten sonra kalan 4.122,88 TL'lik fatura miktarından davalının sorumlu tutulamayacağı” 2010/11501 2011/31
belirtilmiş, mahkemece de söz konusu bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Oysa ki 15.1.2007 tarihli “Sayaç İnceleme ve Mühürleme Tutanağı”nda, davalı görevlilerince yapılan kontrolde, “ölçü mühürlerlerinin orijinal olmadığı” belirtilmiş, 16.1.2007 tarihinde sayaç değişim tutanağı düzenlenmiş, yapılan inceleme sonucunda da, harici faz suretiyle elektrik sayacının tüketimi eksik kaydetmesinin sağlandığı ve bu suretle kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiştir.
Dava konusu olayda davacının kaçak elektrik kullanmadığı, başka bir ifade ile tutanağın aksi ispat edilememiştir. Bu konuda, bilirkişi raporunda belirtilen görüşün aksine, tutanağın tutulduğu tarihten önceki ve sonraki endeks bilgilerine ve tüketim miktarlarına göre, varsayıma dayalı olarak davacının kaçak elektrik kullanmadığı sonucuna da gidilemez.
O halde mahkemece, ilgili mevzuat ve Yönetmelik hükümlerine göre davacının sorumlu tutulabileceği kaçak elektrik bedeli, konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu aracılığıyla belirlenip, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/11501, K. 2011/31, 11 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama