İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/11511 K.2011/3481

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2010/11511Karar2011/3481Tarih8 Mart 2011Okuma4 dk · 733 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/11511 E., 2011/3481 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mart 2011
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

733 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan ...’un, dava dışı ... Bankasından kredi aldığını, kendisi ve diğer davalıların da 100.000,00 TL kefalet limiti üzerinden krediye kefil olduklarını, asıl borçlunun borcunu ödememsi üzerine, icra takibine maruz kalmamak için 25.1.2007 tarihinde kefil sıfatı ile 46.455,92 TL’lik kredi borcunu ödediğini, borcun 30.000,00 TL’lik kısmının davalılardan rücuen tahsili için başlatmış olduğu icra takibine ise davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, davalılardan ... yönünden 30.347,00 TL üzerinden, diğer davalılar yönünden ise ayrı ayrı 10.115,00 TL üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davalı ... ,un dava dışı ... Bankasından almış olduğu 100.000,00 TL’lik kredi nedeniyle taşınmazını ipotek gösterdiğini, borcun bir kısmını ödeyip, 19 adet taksit ödemesi kaldığı sırada, davacının ipotekli taşınmazı satın alarak borcu üstlenmeyi teklif etmesi üzerine, davalı ...’in ipotekli taşınmazı 25.12.2006 tarihinde davacıya sattığını, bunun üzerine davacının 25.1.2007 tarihinde kredi borcunun kalan 19 adet taksit miktarı olan 46.433,00 TL’yi ödediğini, taşınmazı ipotekle birlikte satın alan ve borcu ödeyen davacının, ödediği kredi miktarının kendilerinden rücuen tahsilini talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.

2010/11511 2011/3481

Mahkemece, tapuda yapılan resmi senetle, davacının ipotekli taşınmazı, ipotekten doğmuş ve doğacak bütün hukuki borçları ile birlikte satın almış olması nedeniyle, ipoteğe konu borcu da üstlenmiş olduğu belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davalılardan ...’un, dava dışı ... Bankasından almış olduğu krediye davacı ve diğer davalıların kefil oldukları, asıl borçlu tarafından ödenmeyen bakiye kredi borcunun davacı kefil tarafından ödendiği uyuşmazlık konusu değildir. Normal şartlarda söz konusu kredi borcunu kefil olarak ödeyen davacının, asıl borçlu olan davalıya, ödediği tüm miktar üzerinden, borcun diğer kefilleri olan diğer davalılara da, hisseleri oranında rücu hakkı bulunduğu kuşkusuzdur.

Davacı da kefaleten ... olduğu kredi borcunun, asıl borçlu ve diğer kefillerden rücuen tahsili için eldeki davayı açmıştır.

Davalılar ise, davacının kredi borcunu ödediğini kabul etmekle birlikte, davacı ile davalı asıl borçlu arasındaki anlaşmaya göre, Bankaya ipotek olarak gösterilen taşınmazın, davacı tarafından “bakiye kredi borcunun ödenmesi de üstlenilerek satın alındığı”nı belirtmek suretiyle, davacının yapmış olduğu ödeme nedeniyle kendilerine rücu edemeyeceğini savunmuşlardır.

Görüldüğü üzere, taraflar arasındaki uyuşmazlık, yapılan taşınmaz satış sözleşmesi ile, bakiye kredi borcunun tamamının, davacı tarafından üstlenilip üstlenilmediği noktasında toplanmaktadır.

Medeni Kanunun 884. maddesinde, “Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir.”, aynı Kanunun 888. maddesinde ise, “İpotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça, borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik maydana getirmez.” Hükmü mevcut olup, bu hükümlere göre, aksi kararlaştırılmadıkça ipotekli bir taşınmazı devralan üçüncü şahsın borçtan dolayı şahsen sorumluluğu mevcut değildir.

Bizzat borçlu olmayan üçüncü şahıs ipotek borçlusunun sorumluluğu, borçlunun borcunu ödememesi halinde, ipotekli taşınmazın ya da taşınmaz payının icraca satılmasına ve satış bedelinden ipotek tutarınca borcun ödenmesine katlanmaktan ibarettir.

Başka bir ifade ile ipotekle yükümlü olan bir taşınmaz devredildiğinde ipotek alacaklısı, yeni malik hakkında da, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıp, ipoteğin paraya çevrilmesini ve bu suretle alacağının tahsilini isteyebilir.

Bu açıklamalardan sonra dava konusu olaya bakılacak olursa; Davacı ile kredi borcunun asıl borçlusu olan davalı 2010/11511 2011/3481

Seyfettin arasında, ipotekli taşınmazın satışı için yapılan 25.12.2006 tarihli resmi senette, “Seyfettin Horuz bizzat hissesinin tamamını 20.000,00 YTL bedelle ...’a sattığını, satış bedelini nakden ve tamamen aldığını, alıcı ... bizzat ipoteği bilerek, bu satışı aynı bedelle kabul ettiğini” şeklinde açıklama mevcut olup, bu açıklamada, davacının ipotekle yükümlü olan taşınmazı, bu durumu bilerek satın aldığı ifade edilmiş, borcun üstlenildiği ise belirtilmemiştir.

O halde sadece resmi satış senedindeki bu açıklamaya dayanılarak, davacının ipoteğe konu olan borcu şahsen üstlendiği sonucuna varılamaz. Dolayısıyla az yukarda açıklanan Medeni Kanunun 488. maddesinde öngörüldüğü üzere, aksi kararlaştırılmadığından, söz konusu resmi senede dayanılarak ipotekli taşınmazı devralan davacının borçtan şahsen sorumlu olduğunu kabul etmek de mümkün değildir.

Davalılar ise, davalı satıcı Seyfettin ile davacı arasında yapılan sözlü anlaşma gereğince, söz konusu taşınmazın, “kalan kredi borcunun ödenmesi karşılığında” davacıya satıldığını savunmuş olduklarından, bu konudaki ispat yükümlülüğü davalılara aittir.

Davalılar, bu savunmalarını yasal delillerle ispat edememişlerse de cevap dilekçelerinde, açıkça “yemin” deliline de dayanmış olduklarından, bu konuda davacıya yemin yöneltmeye hakları bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve yanlış değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 8.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/11511, K. 2011/3481, 8 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/11511
Karar No
2011/3481
Tarih
8 Mart 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/11514 K.2011/1800
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/11515 K.2011/3297
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/11516 K.2011/1652
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/11520 K.2011/1797
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2010/11521 K.2011/1653
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/11522 K.2011/3223

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.