KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/13047 E., 2011/3523 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki satıcının hakem kurulu kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
MUHALEFET ŞERHİ
Dava, davacı tarafından tahakkuk ettirilen sabit ücretin tüketici sorunları hakem heyetince iptal edilmesi nedeniyle, hakem heyeti kararının iptaline ilişkindir. Her ne kadar 406 sayılı Kanun'un Ek 18.maddesine 4502 sayılı Kanun'un 12.maddesi ile eklenen son fıkrası gereğince davalının sabit 2010/13047-20113523
ücret istemesinde bir isabetsizlik yok ise de, davalının bu hakkını kullanırken yasaya, objektif iyiniyet kurallarına uygun kullanmasının zorunlu bulunmasına ve sabit telefon hizmetini tekel şeklinde sürdüren davalının belirlediği tarife şekil yönünden Telekominakasyon kurumu tarafından onaylansa dahi içeriğinin ve belirlenen sabit ücret miktarının hizmet gereklerine uygun olup olmadığının Tüketici Mehkemelerince denetlenmesi mümkün ve zorunludur.
Sözleşmedeki Haksız Şartların Denetlenmesi Hakkındaki Yönetmeliğin sekizinci maddesinde. Meşru menfaati olan gerçek veya tüzel kişilerin, genel olarak kullanılmak üzere hazırlanmış standart sözleşmelerde yer alan haksız şartların kullanılmasının önlenmesi için dava açabilecekleri hüküm altına alınmıştır. Böyle bir davayı görecek olan mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu kuşkusuzdur.
İdari mercilerin denetiminden geçtiği halde anasözleşme, tarife ve yönetmeliklerin uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklar genel mahkemelerde görülmektedir. Aksinin hukuk devleti olma ilkeleriyle bağdaşmayacağı tabidir.
Benzer hizmeti veren GSM operötörlerinin ayni sabit hizmeti verdikleri halde 1-2 Lira sabit hizmet ücret aldıkları halde davacının on kat tutarında sabit ücret istemesi karşısında, böyle bir tahakkukun dayanağının ve davacıya yasa ile tanınan tek taraflı hakkın verilen hizmetin niteliğine göre objektif iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının uzman bilirkişiler vasıtası ile aydınlığa kavuşturulması gerekir.
Böyle olunca, eksik incelemeye dayalı mahkeme kararının bozulması düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluk kararına katılamıyorum.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/13047, K. 2011/3523, 9 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama