KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/1480 E., 2010/11778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal satışı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabülüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 6 ay önce davalı ... A.Ş'den aldığı aracın kısa bir süre sonra trafikte yolun ortasında kaldığını, serviste bu durumda aracın kenara çekilerek 10 dakika kadar beklenmesi gerektiğinini ve ASM şanzunmanlı araçlarda bu durumun normal olduğunun bildirildiğini, aracın kullanma kılavuzunda küçük puntolarla yazılmış yazının okunmadığını, aracı alırken bu husustada bilgilendirilmediğini, yolda kalma ve trafik kazası geçirme korkusuyla aracı kullanamadığını ileri sürerek aracın değişimini istemiş, daha sonra talebini bedel iadesine hasretmiştir.
Davalılar, kullanıcı hatası bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemenin davanın reddine dair ilk kararının temyiz edilmesi sonucu kararın davacı yararına boluzması üzerine yapılan yargılamada davanın kabulü ile 29.650 Tl'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilene karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davaya konu aracın halen davacı kullanımında ve tasarrufında buluduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Araç davalılara iade edilmediği ve halen davacı tasarrufunda buluduğu için hükmedilen bedele, aracın davalılara iade
2010/1480-11778
edileceği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü yözardı ederek bedelin dava tarihinden itibaren tahisiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektir.
Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmen düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/1480, K. 2010/11778, 21 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama