İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/15497 K.2011/3140

... vekili avukat ... ile 1-... A.Ş vekili avukat ... 2-Prof Dr. ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.7.2009 tarih ve 32-160 sayılı hükmün Dairenin 15.4.2010 tarih ve 2009/15373-2010/5157 sayılı…

Esas2010/15497Karar2011/3140Tarih4 Mart 2011Okuma3 dk · 694 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/15497 E., 2011/3140 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mart 2011
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

694 kelime·3 dk okuma·2 bölüm

... vekili avukat ... ile 1-... A.Ş vekili avukat ... 2-Prof Dr. ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.7.2009 tarih ve 32-160 sayılı hükmün Dairenin 15.4.2010 tarih ve 2009/15373-2010/5157 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR

Davacı, müteveffa babasına davalı doktor tarafından daha önceleri stent uygulaması yapıldığını, 06.02.2005 günü tekrar rahatsızlandığını, davalı doktor ...'in takip ve kontrolünde diğer hastaneye yatırıldığını ve tedaviye başladığını, başlayan beyin kanamasının davalıların ihmal ve kusuru ile ilerlediğini, müteveffanın üniversite hastanesine nakledilmesine rağmen kurtarılamadığını ileri sürerek 60.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.

Davalı ..., müteveffanın bilgisi dışında hastaneye yatırılmış olup, hastane doktor ve personeli tarafından tedavisinin yürütüldüğünü savunarak davanın reddini dilemiştir.

Diğer davalı hastane de davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, Adli Tıp raporu ve tanık anlatımlarına nazaran, davalı doktorun hastayı görmeden order düzenlemesinin tıp kurallarına aykırı olduğu, hastanın beyin kanaması geçirdiği halde davalıların kusuru nedeniyle müdahalenin geç yapıldığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ilişkin verilen karar Dairemizce onanmış, bu defa davalı ... karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi dava, doktor ve hastane kusuruna dayalı manevi tazminata ilişkin olup, özellikle davalı doktor ile davacı arasındaki uyuşmazlık, hastanın davalı doktorun kontrolünde tedavi edilip edilmediğine ilişkindir. Davacı murisine daha önce stent uygulaması yapıldığı, olay günü tekrar fenalaşması üzerine 2010/15497-2011/3140

Akyurt Devlet Hastanesine başvurulduğu ve kalp krizi şüphesiyle davalı hastaneye yatırılarak tedavisine başladığı, ertesi günü gelişen beyin kanamasının hastane doktorlarınca farkedildiği halde müdahalenin zamanında yapılmadığı için hastanın üniversite hastanesine nakledilmesine rağmen kurtarılamadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Hükme dayanak yapılan Adli Tıp raporunda, hastanın davalı doktorun kontrolünde tedavisinin yürütüldüğü kabul edilirse, hastayı görmediği halde order düzenletmesinin tıp kurallarına uygun olmadığı belirtilmiştir.

Celbedilen hastane dosyası içeriğine göre, hastaya davalı doktor tarafından ve yine diğer hastanede stent uygulamasının yapıldığı, hasta girişinin bizzat davalı doktor adına olduğu halde olay günü hasta girişinin ve yatışının davalı doktor adına olmadığı ve yine hastanın tedavisine yönelik tüm işlemlerin davalı hastane doktoru tarafından yapıldığı gibi orderin de davalı hastane doktoru tarafından düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Bizzat davalı hastane doktorlarınca düzenlenen bu yazılı belgeler karşısında hastanın davalı doktorun uzaktan talimatı ile tedaviye çalışıldığı yönündeki tanık ifadelerine itibar edilemez. Kaldı ki bu husus telefon kayıtları ile de doğrulanamamıştır. Davalı doktorun muayenehanesine gelen hasta yakınına uzmanlık alanı farklı olan bir doktor ismi vermesi ve doktordan yardınm istemesi de, hastanın davalı doktorun gözetim ve sorumluluğunda tedavi edildiğini göstermez.

Böyle olunca, davalı doktorun kusurlu ve sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle hükmün davalı ... yönünden bozulması gerekirken Dairemizce onandığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşılmış olup, davalının karar düzeltme itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 15.04.2010 tarih ve 2009/15373-2010/5157 sayılı onama ilamının davalı doktor yönünden kaldırılarak, hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, 35,50 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 04.03.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. 2010/15497-2011/3140

MUHALEFET

Dava, davacının miras bırakanının tedavi hizmetini üstlenen davalı hastane ile diğer davalı doktorun sorumluluğuna ilişkin olarak açılmış manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı ile davalı doktor arasındaki uyuşmazlık davacının murisinin ötedenberi kalp sağlığı problemine ilişkin olurak tedavisini yürüten davalı doktorun murisin vefatında ihmal ve kusurunun dolayısı ile sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

6.5.2005 tarihinde hemşire ... tarafından düzenlenen ve altında adıgeçen hemşirenin imzasının bulunduğu "Hemşire Gözlem Kağıdı" başlıklı belgede davacının murisine davalı doktorun talemitı ile onun bilgisi dahilinde bir takım tıbbi uygulamalar yapıldığı belirtilmiş;

adı geçen hemşire 5.10.2006 tarihinde mahkemeye tanık olarak verdiği ifadesinde de tutanak kapsamının doğru olduğunu, davacının murisinin davalının hastası olduğunu, davalı doktorun talimatlarını telefonla verdiğini, nöbetçi doktorun düzenlediği orderi de onayladığını beyan etmiş olup, dinlenen davacı tanıkların tamamı da davacının iddialarını doğrular şekilde açıklamada bulunmuşlardır.

Diğer taraftan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 7.7.2008 tarihli raporunda da davalı doktorun hastayı görmeden, durumun aciliyetini değerlendirmeden, telefon ile order düzenlemesi ve konsultasyona çağırmasının tıp kurallarına uygun olmayacağını, beyin kanaması tedavisindeki gecikmeden davalı doktorun sorumlu olacağı yönünde görüş bildirilmiştir.

Hâl bölye olunca, davacının iddiası 6.2.2005 tarihli "Hemşire Gözlem Formu" bu belgeyi düzenleyen hemşire ... ve diğer davacı tanıkları ile Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin 7.7.2008 tarihli raporu ile doğrulanmış olduğundan Mahkemece verilen ve Dairemizce de onanan kararın doğru ve yerinde olduğu Kanaatinde olduğumuzdan karar düzeltme aşamasında sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/15497, K. 2011/3140, 4 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Muhalefet
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/15497
Karar No
2011/3140
Tarih
4 Mart 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15497 K.2011/2610
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15498 K.2011/2618
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15499 K.2011/2611
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/15500 K.2011/4379
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15500 K.2011/2612
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2010/15501 K.2011/2619

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.