KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/16013 E., 2011/7077 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, kendilerine ait taşınmazı camii ve Kuran kursa yapılması için davalı vakfa bağışladığını, ancak davalının amaca uygun hareket etmemesi nedeniyle bağıştan rücu ederek tapu iptal tescil davası açtıklarının, davanın lehine sonuçlanıp kesinleştiğini, taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu dönemde bir kısmınının kamulaştırıldığını ve ancak davalının teyzidi bedel davası açmayarak kendilerini zarara uğrattığı gibi taşınmazı 23 yılı kullanıp otopark olarak kiraya vermek suretiyle gelir edle ettiğini, davalının bu kalemlerden oluşan zararının karşılaması gerektiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 100.000 TL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın esastanda reddi gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, BK. 244. maddesi uyarınca bağışlamanın karşılıksız olduğunu, bağışlanan vakfın malik olması nedeniyle tazminat ve kira bedeli istenemeyeceğini ve kaldıki 1 yıllık zamanaşımı süresininde dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/16013 2011/7077
1-Açılmış olan bir davada öncelikle usulden kaynaklanan red sebepleri var ise davanın esasına girilmeksizin ve esastan red gerekçesi oluşturulmaksızın, davanın usulden reddedilmesi zorunludur. Usulü red sebepleri yok ise ve davanın esastan reddi gerekiyorsa bu defada esastan red kararı verilmesi gerekir. Mahkemenin davanın reddine karar verirken hem usulü ve hemde esastan red sebebine dayanması olanaksızdır. Eldeki davada mahkemece davanın reddine dair gerekçe oluşturulur iken hem usulden ve hemde esastan red gerekçesi oluşturulmuş olup, bu ise az yukarıda açıklandığı üzere olanaksızdır. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek, hem usulden ve hemde esastan red gerekçesi oluşturularak yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/16013, K. 2011/7077, 3 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama