İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/16240 K.2011/11310

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli…

Esas2010/16240Karar2011/11310Tarih11 Temmuz 2011Okuma4 dk · 778 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/16240 E., 2011/11310 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Temmuz 2011
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

778 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... geldi davalı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı; davalı ...

Şubesinden kredi kartı kullanan ... ve ...’un kredi kartı borçlarına kefil olduğunu, 19.12.2000 tarihli ... sözleşmesinin 8.maddesinde ‘yukarıdaki ... sözleşmesi yalnızca ... ve ... ’un 5.150,00 TL borcu için olup, Nisan 2001 dahil ödenmediği takdirde 30 gün içinde ödeyeceğimi taahhüt ederim’ hükmünün yer aldığını, ... sözleşmesi uyarınca temerrüdünün 01.06.2001 tarihi olduğunu, davalı banka vekili tarafından 02.02.2001 tarihinde kart borçlusu ... hakkında ...

14.İcra Müdürlüğünün 2001/2800 Esas sayılı, ... hakkında 2001/2799 Esas sayılı ile icra takibine geçildiğini, kefili olduğu asıl borçlular hakkında yapılan takiplerde toplam 6.963,95 TL nin senelik %104 faizi ile birlikte tahsili talep edilmiş olmasına rağmen, kendisi hakkında yapılan takipte 10.108,19 TL nin senelik %127.5 faizin geriye yürürlü 30.04.2001 tarihinden itibaren uygulanmak suretiyle tahsilinin talep edildiğini, takibin bu hali ile kesinleştiğini ve maliki olduğu dairesine haciz konulduğunu,

4822 sayılı yasanın yürürlüğe girmesi üzerine kendisi ve asıl borçluların ilgili yasa hükmünden yararlanmak üzere müracaatta bulunduklarını, davalı bankanın Sarıyer Noterliğinin 16.04.2003 tarih 9324 yevmiye sayılı

Yazısı ile ödeme tutarının 1.657,97 TL olduğunun ve ilk taksidin 24.04.2003 tarihinde ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, 24.03.2003 tarihinde tarafından 1.658,00 TL yatırıldığını, tarafından altı ay içinde muhtelif tarih ve miktarlarda toplam 9.948,00 TL ödeme yapıldığını, 12 ayda ödemesi gereken toplam borcun 9.880,71 TL olmasına karşılık 6 ay gibi bir zamanda borcu fazlasıyla ödediğini, ancak sahip olduğu tek gayrimenkulün 28.08.2003 tarihinde 64.000,00 TL bedelle satıldığını,

müvekkilinin 01.06.2001 temerrüt tarihi olmak üzere 5.150,00 TL kefaletten kaynaklanan borcuna karşılık 4822 sayılı yasa hükümlerinden yararlanarak borcunun tamamını fazlasıyla ödediği halde sahip olduğu ve gerçek değeri daha yüksek olan evinin 64.000,00 TL ye satıldığını beyanla 300.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile de talep sonucunu arttırarak 535.704,00 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

Davalı; davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece Davanın Reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2- Davacı eldeki dava ile; dava dışı ... ve ... ’un kredi kartı borçlarının 5.150,00 TL’lik kısmına kefil olduğunu, ancak borcun tamamından sorumlu tutularak hakkında icra takibi yapıldığını, 4822 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi üzerine kendisi ve asıl borçluların ilgili yasa hükmünden yararlandıklarını ve borcu fazlası ile ödediklerini ancak buna rağmen icra takibi neticesinde sahibi olduğu taşınmazın değerinin çok altında bir rakamla satıldığını belirterek, satılan taşınmazın rayiç değeri ile manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

Mahkemenin ve tarafların kabulünde olduğu üzere yanlar arasında imzalanan sözleşmenin ... sözleşmesi olmayıp, kefalet sözleşmesi niteliğinde bulunduğu ve gerek dairemiz gerek Hukuk Genel Kurulunun içtihatlarının da bu yönde gelişip oluştuğu, bu nedenle uyuşmazlığın, Borçlar Kanununun kefalete ilişkin hükümleri değerlendirilmek suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir.

Yargılama esnasında aldırılan, 27/11/2007 havale tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre; davacının yukarıda anılan sözleşme gereğince sorumlu olduğu limit dahilinde yapılan hesaplamalar neticesinde davalıya, 27.777,84 TL asıl alacak

Ve 6.926,71 TL faiz olmak üzere toplam 34.704,55 TL fazla ödemede bulunduğu ve bu nedenle alacaklı bulunduğu saptanmış rapora itiraz üzerine aldırılan ek raporda ise; mahkemenin limite bakılmaksızın davacıyı tüm borçtan sorumlu sayması ve taksitlerin de 1.657,97 olduğunu kabul etmesi halinde; ödemeler de dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda; davacının 19.01.2006 dava tarihi itibariyle davalı bankadan 13.256,14 TL asıl alacak ve 3.305,57 TL faiz olmak üzere toplam 16.561,71 TL alacaklı bulunduğu...” yönünde görüş belirtildiği anlaşılmaktadır.

Davacı her ne kadar anılan borç nedeni ile evinin değerinin altında satıldığını belirterek evin rayiç değerinin davalıdan tahsilini istemiş ise de; davacının dava dışı kredi kartı borçlularının borçlarına karşılık olarak imzaladığı, 19.12.2000 tarihli kefalet niteliğindeki sözleşme hükümlerine göre davaya konu kredi kartı borcu nedeni ile limit dahilinde sorumlu bulunduğu bu nedenle icra takibi neticesinde satılan taşınmaz nedeni ile davalının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakta ise de;

anılan her iki rapor içeriğine göre de, davacın davalıya fazladan ödeme yaptığı sabit olup, Mahkemece, rapor içeriği de dikkate alınmak suretiyle, davacının davalıya yaptığı fazladan ödemelerin iadesini talep edebileceği kabul edilerek bu ilke ışığında hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1.bentte belirtilen nedenle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 11.7.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/16240, K. 2011/11310, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/16240
Karar No
2011/11310
Tarih
11 Temmuz 2011

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/16241 K.2011/30555
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/16242 K.2011/11438
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/16243 K.2011/30556
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2010/16243 K.2011/8052
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2010/16243 K.2011/14979
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/16245 K.2011/9529

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.