KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/16245 E., 2011/8012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin ... Com. adlı internet sitesinin sahibi olduğunu ve sitede ihale adı altında ürün satışının yapıldığını, kendisininde bu sitede yapılan ürün alımlarına ilişkin ihalelere katıldığını, ürün bedellerini kredi kartlarıyla ödediğini, ancak davalı şirketin ihalelerde usulsüzlük ve yolsuzluk yapıldığı gerekçesiyle ürünleri teslim etmediğini, böyle bir durumun sözkonusu olmadığını ileri sürerek, ürünlerin teslimini, mümkün olmaması halinde 63,760 TL'nun tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemce, davacının, davalı tarafından internet vasıtasıyla satışa çıkardığı ürünlere ilişkin ihalelere katıldığı ve kazandığı ihalelerin bedelini ödediği, ancak ürünlerin teslim edilmediği gerekçesiyle 63.760 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, davalı şirketin internet vasıtasıyla düzenlediği ürün satışına ilişkin ihalelere katıldığı ve bir takım ihaleleri kazandığı ve ihale bedellerinin davacı ile birlikte davacıya ait olmayan çok sayıda kredi kartlarıyla ödendiği, davalının ihalelerde davacı tarafından usulsüzlük ve yolsuzluk yapıldığı gerekçesiyle ürünleri teslim etmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Davacı usulsüzlük bulunmadığını ve ürünlerin bedelinide ödediğini savunmuş ise de, davacı ve dava dışı şahıslar hakkında suç işleme kastıyla kurulan örgüte üye olma, bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının aracı kılınarak dolandırıcılık, başkasına ait kredi kartının izinsiz kullanılarak yarar sağlanması suçlamasıyla soruşturma yapıldığı ve akabinde ceza mahkemesinde dava açıldığı, dosyaya ibraz edilen belgeler ile sabittir.
Davacı hakkında isnaf edilen suç ile dava konusu ihtilaf arasında ilişki bulunmakta olup, ceza mahkemesi kararı hukuk mahkemesini etkileyecek nitelikte bulunmaktadır. Hal böyle olunca davacı hakkında açılan ceza davasının sonucunun beklenmesi zorunludur. Mahkemece davacı hakkında açılan ceza davasının sonucu beklenerek, ceza mahkemesince verilen karara göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/16245, K. 2011/8012, 24 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama