KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/16963 E., 2011/12194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili aukat Esra Erdoğan geldi, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...”e maliki bulunduğu arsayı kiraladığını bu arada, birçok belgeye de imza attığını, aleyhine takip başlatıldığını, takip dayanağı olan senedin hile ile davalı ... tarafından imzalatıldığını, diğer davalının da senedi ciro ile elinde bulunduran takip alacaklısı olduğunu ileri sürerek hile ile imzalatılan 1.9.2004 tanzim, 25.12.2004 vade tarihli 50.000 EURO luk senedin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davaya konu senedin kendisinden hile ile alındığını iddia etmiş, davalı ... ise davacının taşınmazını haricen satın aldığını, karşılığında bedel ödediğini, bu bedelin teminatı olmak üzere senedin düzenlendiğini savunmuştur. Davacı senedin hile ile alındığına ilişkin iddiasını ibraz ettiği delillerle kanıtlayamamıştır. Davalının elinde yazılı bir belge olduğuna göre davacı bunun aksini yazılı delillerle kanıtlaması gerekir.
Davacının hile iddiasını kanıtlayamamasına rağmen davalı ... in ispat yükü kendisine düşmediği halde davacıya yemin teklif etmesi ve davacının da yemini eda etmesi hukuki sonuç doğurmaz. Hal böyle olunca davacının davalı Salihe yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalı hamil Cebrail'in temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/16963, K. 2011/12194, 14 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama