KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/175 E., 2010/7042 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait tapuda kayıtlı bina ve arsanın 3.kişilere satışı konusunda anlaşmış olmalarına rağmen davalının Tellallık sözleşmesinden doğan ücreti ödemediğini, bunun için İcra takibi yaptığını ancak davalının borca itiraz ettiğini belirterek davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile % 40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Davalı, taşınmazı kendisinin sattığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının, taşınmazı kendisinin sattığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında B.K.madde 404 gereğince geçerli bir Tellallık sözleşmesi vardır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, Tellal yaptığı çalışmanın akte müncer olması halinde ücret talep edebilir. Ancak bu yasal düzenleme kamu düzenine ilişkin olmayıp, taraflar sözleşme serbestisi içinde aksini kararlaştırabilirler.
Taraflar arasında tanzim edilen 01.07.2008 tarihli Tellallık Sözleşmesinin 3.kısmında yer alan Sözleşme Şartları başlıklı bölümünün e.bendinde, “Satıcının(taşınmaz sahibi) sözleşme süresince taşınmazın satışı amacı ile pazarlanması hususunda hiçbir kişi ve kuruluşa ayrıca pazarlama yetkisi vermeyeceği gibi bizzat kendisinin de satamayacağı, aksi halde satıcının sözleşmede belirlenen satış bedelinin %4 oranında bir meblağı ... komisyoncusuna ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği” hükmü yer alıp, bu hüküm geçerlidir ve tarafları bağlar.
Sözleşme süresi içinde davalının taşınmazı bizzat sattığı sabit olup,
2010/175-7042 anılan hüküm gereğince davacı davalıdan ücret talebinde bulunabilir. O halde mahkemece işin esasına girilerek davacının alacağı miktar belirlenerek soncuna göre hüküm kurulması gerekirken aksine düşüncelerle ve yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, Bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/175, K. 2010/7042, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama